Dana besisi nedir, Dana besisi ne demek
Dana besisi; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Altı aya kadar normal yetiştirmeden sonra besin maddelerince zengin ve yüksek derecede sindirilen karma yem ve az miktarda dolgu (balast) yemle yoğun besiye alınarak kültür ırklarında 350-450 kg canlı ağırlığa ulaşıncaya (12-15 aylık yaşa) kadar yapılan sığır besisi.
Dana besisi anlamı, tanımı
Besi : Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler
Dana : İneğin, sütten kesildikten sonra bir yaşına kadar olan yavrusu.
Besin maddeleri : Gıdaların ve yemlerin kısımları olan, hayvanların büyümesi, gelişmesi ve verimleri için gerekli yapı maddelerini ve/veya enerji sağlayan maddeler.
Kültür ırkları : Çayır ve meraları kaliteli ve verimli, pazar imkânları elverişli yerlerde yetiştirilen, tek veya kombine verim yönlü, yerli ırkların saf yetiştirme ve seleksiyonla geliştirilmeleriyle elde edilmiş ırklar.
Sığır besisi : Değişik yaşlardaki sığırların buzağı besisi, genç sığır besisi, yaşlı sığır besisi, mera besisi, entansif veya ekstansif besi gibi amaca ve koşullara göre uygulanan besi yöntemlerine göre yapılan besi.
Yoğun besi : Ahır besisi.
Yetiştirme : Yetiştirmek işi. Birinin koruyuculuğunda yetişen kimse.
Balast yem : Çok büyük miktarda ham selüloz ve dolayısıyla yoğun yemlerden çok daha düşük sindirilebilir besin maddeleri ihtiva eden, hayvanlara tokluk hissi vermek amacıyla kullanılan yem.
Karma yem : Hayvanların yaşam evrelerine göre besin ihtiyaçlarını karşılayan, yem ham maddelerinin karışımından oluşan yem. Hayvan çeşidine göre belirlenen normlar uyarınca, gereği gibi dengelenmiş bir diyet oluşturmak için çeşitli yem maddelerinin makro ve iz elementler, vitaminler ve diğer katkı maddeleri dâhil uygun oranlarda bir araya getirilip karıştırılması.
Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.
Kültür : Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin. Tarım. Bireyin kazandığı bilgi. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.
Normal : Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.
Zengin : Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı. Verimli. Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. Çok, bol. Gösterişli.
Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.
Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.
Balast : Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.
Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.
Zengi : Değirmen oluğunun altına konulan tek parça ağaç. Üzengi. Sivas şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).
Sindi : Makas. Şimdi (bk. şimdi).
Diğer dillerde Dana besisi anlamı nedir?
İngilizce'de Dana besisi ne demek ? : baby-beef fattening

Bu kısımda Dana besisi nedir? Dana besisi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dana besisi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dana besisi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.