Dasdar nedir, Dasdar ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: dastar].

Çok dar.

Başörtüsü.

Hamur çiğnemek için çadır bezi ya da deriden bez, hamur üzerine serilen ince Bez.

Dasdar anlamı, kısaca tanımı

Dasdaracık : Çok dar

Çadır bezi : Pamuk veya ketenden dokunmuş kalın, sık bir bez türü.

Çiğnemek : Ağza alınan bir şeyi dişler arasında ezmek, öğütmek. Egemenliği altına almak, hükmetmek. Sayılması gereken bir şeyi saymamak, itibar etmemek, ayaklar altına almak. Ayağı veya tekerleği altına alarak ezmek.

Başörtü : Başörtüsü.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Çiğneme : Çiğnemek işi.

Dastar : Başörtüsü. Kışın erkeklerin baş ve kulaklarını sardıkları örtü. Kalın bez, yelken bezi. Peştemal. Battaniye. Yünden dokunmuş, ince, küçük kilim. Yünden dokunmuş ekmek kabı. Sofra bezi. Ekmeği, ekmeklik hamuru korumak için örtülen örtü. Dokuma başörtüsü. Kendir ipinden dokunmuş kilim, cicim. Kadın başörtüsü. (Ece Tefenni Burdur; Yukarıdinek, Çarıksaray, Beyköyü Şarkikaraağaç Isparta). Kilimi andıran ipten dokunmuş yaygı. (Derekuşculu Görele Giresun; Miri Fatsa Ordu). Kenarı boncuk ve püskülle bezeli çul. (Zefre Espiye Giresun).

Çiğnem : Çiğnemlik.

Çadır : Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.

 

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Çiğne : Omuz.

Hamur : Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Kâğıtta tür, nitelik. Öz, asıl, maya.

Çadı : Kötü huylu kadın.

Hamu : Kamu, bütün, hep. Hamur.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Bezi : Yufka açmadan önce, hamurun ayrıldığı toparlakların her biri, pazı. [Bakınız: beze]. Bir çeşit kocakarı ilâcı. Yara veya çıban dolayısıyla vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen şişkinlik, beze. Yufka açmak için topaklanmış hamur parçaları. Bazı. Tek bir yufka ekmeği hamuru (Ç. Çiftliği).

Çiğn : Omuz.

Dast : At, eşek, katır ve benzerleri hayvanları kovalama, yürütme ünlemi.

Seri : Herhangi bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, dizi. Hızlı bir biçimde. Hızlı.

Diğer dillerde Darwinizm anlamı nedir?

İngilizce'de Darwinizm ne demek ? : darwinism