Değillenme nedir, Değillenme ne demek

Değillenme; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Tümevarımcı bilimlerde başvurulan bir gerçekleme sürecinde olguların varsayım ya da öndeyilerdeki beklentilere aykırı belirmesi, bk. evetle(n)me.

Değillenme anlamı, kısaca tanımı

Değil : Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime

Tümevarımcı bilimler : [Bakınız: varımlı bilimler].

Beklentiler : Karar birimlerinin, iktisadi değişkenlerin gelecekte alacakları değerlere ilişkin inanç ve öngörüleri.

Gerçekleme : Gerçeklemek işi, teyit.

Evetlenme : Tümevarımcı bilimlerde bir gerçekleme sürecinde olguların varsayım ya da öndeyilerdeki beklentilere uygun belirmesi, bk. değille(n)me.

Tümevarım : Teklik olandan, özel olandan genel olana giden, tek tek olgulardan genel önermelere varan yöntem, istikra, endüksiyon.

Beklenti : Gerçekleşmesi beklenen şey. Bireyin belli şart ve durumların alacağı biçimler veya kendisinden beklenenler konusundaki öngörüsü.

Varsayım : Deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce, faraziye, hipotez.

Başvuru : Başvurma işi, müracaat. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans.

 

Belirme : Belirmek işi.

Aykırı : Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.

Öndeyi : Genellik ve yasalara dayanılarak yapılan geleceğe yönelik çıkarım ya da öngörülen nedensel ilişkinin gerçekleşeceğine ilişkin beklenti, kestirim.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Varsa : İhtimal ki, olsa olsa.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Bilim : Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

Önde : Orada : Kalem önde.

Evet : "Öyledir" anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü, olur, oldu, peki, tamam, ya, beli, ha, he. Sözü açan veya bağlayan bir söz. Olumlu cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz.

 

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].

Gerç : Eğlenme, alay.

Diğer dillerde Değillenme anlamı nedir?

İngilizce'de Değillenme ne demek ? : rejection