Debiz nedir, Debiz ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Nemli toprak.

[Bakınız: darbız].

Hakaret, tekdir: Hasan efendi hizmetçisini her gün debizler.

Edepsiz: Bu hayvan debiz bir şey.

Debiz tanımı, anlamı

Debi : Bir akarsuyun herhangi bir kesiminden saniyede geçen suyun hacmi, akım

Debiz debiz : Dengesiz, sarsak, sendeleyerek, el yordamıyle, tökezleyerek (yürüme).

Debiz etmek : Mağlup etmek: Düşmanı debizetti.

Debizilemek : Devamlı olarak dövmek, itmek, kötülemek, hırpalamak: Ahmet Ağagil gelinlerini debizileyivermişler.

Debizlemek : Karanlıkta körler gibi şaşkın hareketler yaparak, sendeleyerek yürümek. Devamlı olarak dövmek, itmek, kötülemek, hırpalamak. [Bakınız: debezlemek]. [Bakınız: debizilemek]. Kötülemek, aşağı görmek.

Hizmetçi : Hizmet gören kimse. Belli bir ücretle ev işlerini yapmak için tutulan kadın.

Her gün : Süreklice, sürekli olarak.

Hakaret : Onur kırma, onura dokunma. Küçültücü söz ya da davranış.

Edepsiz : Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse).

Tekdir : Azarlama, paylama.

Darbız : Rutubet, nem. Nemli toprak. Hasattan sonra tarlayı sürerek, nemlendirerek tava getirme, tavlanmış toprak. Yeni dikilen sebzelerin dibinin çapalanması.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

 

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam.

Efendi : Günümüzde bey unvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan. Koca. Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan unvan. (efe'ndi) Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü. (efe'ndi) Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse. Görgülü, nazik, kibar.

Nemli : Nemi olan, az ıslak, rutubetli, kuru karşıtı. Yaşlı (göz).

Hakar : Kadar.

Hasan : Güzel. İyi ve hayırlı iş.

Topra : Torba.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Diğer dillerde De moivre laplace erey savı anlamı nedir?

İngilizce'de De moivre laplace erey savı ne demek ? : de moivre-laplace ümit theorem