Direksi nedir, Direksi ne demek

Direksi; Metalürji alanında kullanılan bir terimdir.

Metalürji'deki terim anlamı:

Boyutlarından biri, ötekine göre çok uzun görünüşte olan.

Direksi ile ilgili Cümleler

  • Direksiyonun arkasında daha rahat hissediyorum.
  • Her iki elini direksiyona koy.
  • Direksiyon başında kim bulunuyor?
  • Hiç yorgun değilim. Çoğu zaman Mustafa direksiyondaydı.
  • O, direksiyon başında uyuyakaldı ve kaza yaptı.
  • Bir arabanın bir direksiyonu var.
  • Direksiyon başındaki kişiyle konuşmayacaksın.
  • O, direksiyonda uykuya daldı ve bir kaza geçirdi.
  • Karlı bir yolda direksiyonu o şekilde çevirirsen, kayarsın.
  • İlk arabamın hidrolik direksiyonu yoktu.
  • Yarın direksiyon sınavım var.
  • Ben direksiyonumu sağa çevirdim.
  • Direksiyon başında uyuyakalıp kaza yaptı.

Direksi ile ilgili Atasözü veya Deyim

direksiyon kırmak : aracı istenilen yöne çevirebilmek için direksiyonu o yöne döndürmek.

direksiyona geçmek : aracı kullanmak üzere sürücü yerine oturmak Mecaz anlamı bir işin yönetimini üzerine almak.

Direksi kısaca anlamı, tanımı

Direk : Ağaçtan veya demirden yapılmış olan uzun ve kalın destek. Sütun. Değerli, saygın, önde gelen kimse

Direksi tane : Boylamasına uzun olan tane.

Direksi yapı : Direksi tanelerden oluşan yapı.

Direksiyo : Yön, istikamet.

Direksiyon sallamak : Motorlu taşıt kullanmak.

 

Direksiz : Direği olmayan.

Direksiyon : Taşıta istenilen yönü vermeye ve taşıtı belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan düzenek, yönelteç.

Havalı direksiyon : Hidrolik düzen ile kolayca hareket sağlayabilen motorlu taşıt direksiyonu.

Görünüşte : Dıştan göründüğüne göre, görünene inanmak gerekirse, görünene bakılırsa, zahiren.

Görünüş : Görünme işi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.

Görün : Mezar, mezarlık.

Öteki : Diğeri, öbürü. Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan.

Boyut : Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Ötek : Korkak. Çok öten kuş. Çok öten, çok ses çıkaran : Ötek araba. [Bakınız: ötân]. Geyik. Sürekli su çıkan yer.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Diğer dillerde Direksi anlamı nedir?

İngilizce'de Direksi ne demek ? : columnar