Doles türkçesi Doles nedir

Doles ile ilgili cümleler

English: Adolescents often quarrel with their parents.
Turkish: Ergenler genellikle ebeveynleriyle tartışır.

English: I can not understand the psychology of adolescents.
Turkish: Yetişkinlerin psikolojisini anlayamıyorum.

English: The audience were mostly adolescents.
Turkish: Seyirciler genellikle gençti.

English: That very tune reminded me of my adolescence.
Turkish: O salt melodi bana gençliğimi hatırlattı.

Doles ingilizcede ne demek, Doles nerede nasıl kullanılır?

Dolesome : Loş. Kasvetli. Kederli. Neşesiz.

Adolescence : Adolesan. Delikanlılık. Ergenlik. Büyüme çağı. Ergenlik çağı. Gençlik. Yeniyetmelik. Yeni yetmelik.

Adolescence crisis : Genellikle ergenlik yıllarında ortaya çıkan duygusal sıkıntı. Ergenlik krizi.

Adolescent : Yeni yetme. Ergenlik. Ergen. Adolesan. Delikanlı. Yeniyetme. Gençlik. Genç. Ergenlik çağında olan (genç). Adölesan.

Adolescent gynecomastia : Ergenlik jinekomastisi. Ergenlik hormonlarının neden olduğu ergenlik çağında erkek çocuklarda görülen jinekomasti. Adolesan jinekomasti.

Preadolescence : Adölesans öncesi dönem. Preadolesans. Ergenlik öncesi. Ergenlik öncesi çağ.

Preadolescents : Ergenlik öncesi çağda olan kimse.

 

Adolescents : Delikanlı. Genç. Ergenler. Yeniyetme.

Adolescently : Delikanlı bir şekilde. Genç bir biçimde. Genç bir şekilde. Olgunlaşmamış bir şekilde. 13-19 yaş arası çocuklara özgü bir şekilde.

Dole out : Cimrice dağıtmak. İane olarak dağıtmak. Sadaka vermek. Dağıtmak. İdareli dağıtmak. Azar azar dağıtmak.

İngilizce Doles Türkçe anlamı, Doles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blues : Maviler. Blues. Amerikan zencilerinin hüzünlü aşk şarkısı. Caz. Efkar. Hüzünlü müzik. Bunalım. Mavi.

Dolefulness : Kasvet. Sıkıntı. Efkar.

Part : Kopmak. Ayrılmak. Kısım. Kısmi. Yan. Tarakla ayırmak. Taraf. Fasıl. Ayırmak. Pay.

Dejection : Üzüntü. Kaka. Dejeksiyon. Neşesizlik. Keyifsizlik. Büyük aptes. Moral bozukluğu. Bok.

Complaint : Karşıtlama. Yakınma. Şikayet sebebi. Resmi şikayet. Dert. Suçlama. Ağlayıp sızlanma. İftira. Rahatsızlık.

Dismay : Dehşete düşürmek. Bunalım. Dehşet. Perişan etmek. Korkutmak. Umutsuzluğa düşürmek. Umutsuzluk. Can sıkmak. Yıldırmak.

Anguishes : İçdaralması. Eza. Manevi ıstırap. Elem. Acı. Istırap. Şiddetli acı. Yeis. Izdırap.

Sadness : Gemm. Üzgünlük. Üzüntü. Mahzunluk. Efkar. Neşesizlik. Gam. Teessüf.

Melancholies : Karaduygu. Melankolik. Efkar. Karasevdalı. Kasvet. Bunalım. Melankoli. Karasevda.

Ruefulness : Kederlilik. Pişmanlık.

Doles synonyms : pogy, pogey, unemployment benefit, chagrin, percentage, anguishing, afflictions, aid, despond, affliction, backups, portion, accessoriness, assistance, alms, unemployment benefits, benefactions, welfare, social welfare, doldrums, gloominess, boost, dumps, answer wizard, benefaction, dejections, unemployment compensation, desponds, share, assisstance, backing, a good turn, gloom.