Dorak nedir, Dorak ne demek

Dorak; İsim, Yerleşim Merkezi alanlarında kullanılan bir terimdir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kekik.

[Bakınız: dorakotu].

Yoğurt ve kaymaktan yapılan bir çeşit yağlı peynir.

Yağı alınmış sütten yapılan peynir.

Yumuşak taştan yapılan ve yoğurt süzmekte kullanılan bir çeşit süzgeç.

İçine yoğurt konan oyuk taş.

Dereotu.

Tepe, en yüksek yer, uç.

Dorak isminin anlamı, Dorak ne demek:

Tepe, en yüksek yer, doruk. Dorak ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Bursa şehrinde, Söğütalan bucağına bağlı bir bölge.

İçel şehrinde, Tarsus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Teknik terim anlamı:

Süzülmüş yoğurt, çökelek.

Dorak hakkında bilgiler

Dorak (Doraq, Torak ya da Dvorak), Orta Asya kökenli bir topluluktur. Anadolu, Orta ve Doğu Avrupa'da yaşamaya devam eden aile üyeleri ilkel zamanlarda hayvancılık, süt ürünleri; daha sonraları askerlik, idarecilik; yakın çağlarda ticaret, bilim ve sanat (özellikle müzik) ile alakadar olmuşlardır.

Dorak anlamı, kısaca tanımı

Dora : Raf. Tepe, en yüksek yer, uç. Yüksek yer. Dağ doruğu. Bir şeyin üst kısmı, yukarısı, tepe. En yüksek yer, uç

Dorakçılık : Yoğurt süzmek için taştan süzgeç yapma işi.

Dorakotu : Dereotu.

 

Hayvancılık : Evcil hayvanlara bakma ve yetiştirme işi.

İlkel zaman : Fiillerde, başka zamanların kuruluşuna temel olan zaman.

İdarecilik : İdareci olma durumu. İdarecinin yaptığı iş, yöneticilik.

Sonraları : Sonraki zamanlarda.

Söğütalan : Bursa ili, Söğütalan bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır ilinde, Ergani belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Gümüşhane kenti, Şiran ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Hayvancıl : Hayvan seven. Hayvanla ilgili, hayvana benzer.

Yakın çağ : Fransız İhtilali (1789)'nden zamanımıza kadar olan süre.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Topluluk : Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Vücudun dolgun olma durumu. Sanatçı grubu. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl.

Askerlik : Asker olma durumu, askerlik hizmeti, bayrakaltı, askeriye.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

Alakadar : İlgili.

Zamanla : Aradan süre geçtikçe, giderek.

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

 

Ticaret : Ürün, mal vb. alım satımı. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Bu etkinlikle ilgili bilim. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Diğer dillerde Dor düzeni anlamı nedir?

İngilizce'de Dor düzeni ne demek ? : doric