Doramektin nedir, Doramektin ne demek

Doramektin; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Avermektinlerden mutasyonal biyosentez yoluyla hazırlanan ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak kurtları ile akciğer kurtları, bit, kene ve tırtıl gibi parazitlerle mücadelede kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan, makrolid grubunda yer alan bir ilaç.

Doramektin kısaca anlamı, tanımı

Dora : Raf. Tepe, en yüksek yer, uç. Yüksek yer. Dağ doruğu. Bir şeyin üst kısmı, yukarısı, tepe. En yüksek yer, uç

Akciğer kurtları : Nematodların Secernentea (Phasmidea) sınıfında bulunan ve konaklarının akciğerlerine yerleşen çeşitli ailelerdeki türler, akciğer kıl kurtları.

Yuvarlak kurtlar : Yuvarlak solucanlar. (Aschelminthes, anlamdaş, Nemathelminthes), Çokgözeli hayvanlardan birincil-ağızlılar (Protostomia) filumunun ilkel-kurtlar (Scolecida) dalının bir sınıfı. Kirpiksiz bir deri ile örtülü olan vücutları bölmesiz bir silindir biçimindedir. Anüsleri meydana gelmemiştir. Vücutlarındaki göze sayısı sabit ve belirli olduğu için yenilenme (regenerasyon) yetenekleri yoktur. Daima eşeyli çoğalırlar. Başlakaşmayada rastlanır. Nematodlar (Nematos) ve rotatorlar (Rotatoria) iki önemli takımıdır.

 

Sindirim kanalı : Sindirim ile görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp şeklindeki yapı. Sindirim borusu. Sindirimle görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp biçimindeki yapı, sindirim borusu. Sindirim işlevinin gerçekleştiği ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar ve anüsle sonlanan yapı, kanalis alimentaryus. Sindirim ve beslenme görevi ile ilgili olan ve ağzından anüse kadar devam eden kanal.

Avermektinler : Streptococus avermitilis kültürlerinden elde edilen makrosiklik lakton yapılı, parazitlere karşı kullanılan bir grup bileşiğin genel adı.

Mücadele : Birbirlerine isteklerini kabul ettirmek için iki taraf arasında yapılmış olan zorlu çaba, savaş. Herhangi bir amaca erişmek, bir kuvvete karşı koyabilmek için bir kişi veya topluluğun güçlü, sürekli çabası, savaşım.

Sindirim : Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.

Mutasyon : Değişinim.

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.

Sığırlar : Memeliler (Mammalia) sınıfının, çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, kaba yapılı, boynuzlu, hantal, kuyrukları püsküllü bir alt familya. Boğa (Bos taurus), Tibet sığırı (B.grunniens), Hint mandası (Buffelur bubalus), yaban sığırı (Bibos gaurus) misk öküzü (Ovibos moschatus) türleri iyi bilinir. (Bovinae),türleri iyi bilinir.

Akciğer : Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

 

Salınım : Salınma işi. Düzenli olarak hep aynı konumlardan aynı hızla geçen bir nesnenin hareketi, raks.

Kurtlar : Balıkesir ilinde, Dursunbey ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Bolu ili, Mudurnu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli şehri, Acıpayam belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kahramanmaraş kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Manisa şehrinde, Köprübaşı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Zonguldak şehrinde, Ereğli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Yoluyla : Aracılığıyla. Yöntemiyle, usulüne uygun olarak. bir şeye göre, bir şeye uygun olarak.

Parazit : Asalak. Radyo, televizyon, telsiz vb. aygıtların yayınına karışan yabancı ses veya cızırtı. Herhangi bir işte, olayda sorun çıkaran kimse.

Kurtla : Binalara konulan çapraz direk.

Tırtıl : Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. Maraş işi veya diğer elbise nakışlarında kullanılan altın, gümüş gereç. Palet. Pulların veya metal paraların kenarındaki kertikleri oluşturan çıkıntılardan her biri. Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılmış olan süs. Çevresinde kertikler bulunan ve işlenecek parça üzerine bastırılarak bu kertiklerin izini parçaya basmaya yarayan çelik disk.

Tırtı : Ev eşyası.

Salın : [Bakınız: sako]. Ankara şehri, Güvem bucağına bağlı bir yer.

Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

Diğer dillerde Doramektin anlamı nedir?

İngilizce'de Doramektin ne demek ? : doramectin