Dozimetre nedir, Dozimetre ne demek

Dozimetre; Nükleer Enerji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Dozölçer.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: dozölçer].

Dozimetre hakkında bilgiler

Dozölçer, nükleer ışınım altında kalmışlık derecesini ölçen aygıt. Dozölçer (ya da dozimetre) terimi aynı zamanda, ışın tedavisi (röntgen tedavisi) yapılan hastalara verilen ışın miktarını belirlemeye yarayan aygıt için de kullanılır. Hastaya uygulanacak ışın miktarını tedaviden önce ve tedavi süresince ölçer.

Dozimetre anlamı, kısaca tanımı

Nükleer ışınım : (nükleer radyasyon) Alfa, beta parçacıklarının, nötronların ya da gama ışınlarının yayınladığı ışınım

Işın tedavisi : X ışınlarının biyolojik etkisine dayanan tedavi yöntemi, radyoterapi.

Süresince : Süresi kadar, boyunca.

Kalmışlık : Âciz, düşkünlük.

Belirleme : Belirlemek işi, tayin, tespit, teşhis.

Dozölçer : Soğrulmuş dozu ölçmeye yarayan ışınım aygıtı.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Nükleer : Atom çekirdeği ile ilgili, çekirdeksel.

Röntgen : Gama veya x ışınlarının miktar ölçümü birimi. Herhangi bir organın durumunu tespit etmek için çekilen film.

Kalmış : Evlenmemiş, yaşlı kız. Türlü nedenlerle savaşa katılmayıp İstanbul'da kalan kapıkulu askeri. Âciz, düşkün.

 

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Tedavi : Çeşitli yöntemlerle hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi. Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme.

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

Işınım : Işın veya tanecik yayımı, ışıma, radyasyon. Isının, bir kaynaktan ışın ve dalga hareketi yoluyla yayılması, ışıma, radyasyon. Uzayda yayılan bir dalgayı oluşturan ögelerin bütünü, ışıma, radyasyon. Bir enerjinin ışık demeti durumunda yayılması, ışıma, radyasyon.

Aygıt : Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

 

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Terim : Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Diğer dillerde Dozimetre anlamı nedir?

İngilizce'de Dozimetre ne demek ? : dosimeter