Dutuk nedir, Dutuk ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: dutgun].

Utangaç kişi.

Kızlık zarı ameliyatsız açılamayan kız.

Teknik terim anlamı:

Perde, peçe, yaşmak, duvak.

Kapalı, örtülü.

Rehin karşılığı verilen para.

Dutuk tanımı, anlamı

Dutu : Sara. Nişanlanan kızla erkeğin birbirlerine verdikleri hediyeler. Hediye. Dul kadının evlenmek için söz verdiğini bildirir hediye. 4 Güven belgesi olarak verilen şey, rehin. İpotek. Alış verişte verilen pey. Çağın. İm, belirti. Rehin. [Bakınız: dutarık]

Kızlık zarı : Cinsel ilişkide bulunmamış kızların döl yolunu kısmen kapayan zar, himen.

Kapalı örtü : Kapalı kümelerden oluşan örtü.

Ameliyat : Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.

Açılama : Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.

Utangaç : Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan, sıkılgan, mahcup.

Yaşmak : Kadınların ferace ile birlikte kullandıkları, gözleri açıkta bırakan, ince yüz örtüsü. Başla birlikte yüzü, ağzı kapatan örtü. Ocak üstünde, toprak ya da tahtadan yapılmış sergen. Ocak üstündeki sergen ve yanındaki gözler. Kapının üst pervazı. Arı kovanlarının önündeki çı kıntı. Tahta oyma, süs. Değirmende unun tekneye boşaltıldığı yer. Başörtüsü. Örtüyü ağzı kapatacak biçimde bağlama. Namaz kılan kadınların başlarını örttükleri büyük yazma. Yazma. Başörtüsü. (Yakaköy, Yeşilköy Gelendost Isparta). Ocak Aksaray Niğde). Başörtüsü. (Yakaköy, Yeşilköy Gelendpst Isparta). Ocak örtüsü. (Gerze, Zeyve Sinop). Kağnılarda, öküzlerin boğazlarına denk gelen boyunduruğun alt kısmı. (Akçakese, Çapaköyü, Afşar Güdül Ankara). Örtmek, kapamak, gizlemek.

 

Dutgun : Havanın yağmur ya da kar yağacak gibi olan durumu, kapalı hava: Hava çok dutgun. Esir, tutsak, mahbus.

Kızlık : Cinsel ilişkide bulunmamış bayanın durumu, erdenlik, bakirlik, bekâret, bikir. Bir kadının evlenmeden önceki yaşantısıyla ilgili, o döneme özgü. Üvey kız.

Örtülü : Örtüsü olan. Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış. Açıklama yapmadan, belli belirsiz bir biçimde, müphem. Gizli, saklı.

Kapalı : Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.

Rehin : Bir borcun ödeneceğine teminat olarak ödenince geri alınmak şartıyla borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey.

Duvak : Gelinin başını, bazen de yüzünü örten dantel veya tülden örtü. Küp, tandır, baca vb.nin taş veya topraktan yapılmış kapağı. Yeni doğan bazı bebeklerin doğduğu zaman başlarını çevreleyen zar.

Perde : Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. Katarakt. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. İki yeri birbirinden ayıran bölme. Doğruyu görmeye engel olan şey. Seste pes perde. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri.

 

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.

Amel : Yapılan iş, edim, fiil. İshal. Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları.

Zarı : Evet, olasılıkla. Her halde, evet öyle.

Duva : Dua.

Açıl : Açılmanın yapılması için verilen komut. Büyü, serpil, geliş” anlamında bir söz.

Diğer dillerde Dutçuk anlamı nedir?

İngilizce'de Dutçuk ne demek ? : morula