Duyarlaştırıcı nedir, Duyarlaştırıcı ne demek

Duyarlaştırıcı; Sinema alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

İzgenin yalnız mavi ve morötesi bölümünü kapsayan kısa dalga uzunluklarına duyar olan duyarkatın duyarlığını artırmak amacıyla duyarkata yapılış sırasında katılan, böylelikle doğal duyarlığın yeşil, kırmızı hatta kızılaltına kadar genişlemesini sağlayan kimyasal özdek.

Duyarlaştırıcı anlamı, kısaca tanımı

Duyar : Duygulu. Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan

Kısa dalga : Radyo yayını için dalga boyu 10-100 metre arasında değişen dalga.

Böylelikle : Böylece.

Kızılaltı : Kırmızı ışıktan daha düşük titreşim sayılı ışık.

Genişleme : Genişlemek işi.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Duyarkat : Film tabanı üzerinde yer alan, ışığa karşı duyarlı gümüş bromür ya da gümüş klorürlü kat. (Boş filmin duyarkatı alıcıda kullanıldığında ışık etkisiyle üzerinde gizli bir görüntü oluşur. Bu gizli görüntü, işlemeyle önce negatif, sonra pozitif bir görüntü verir. Böylelikle duyarkat, görüntü oluşturan temel gereçtir. Duyarkatların, gördükleri işlere göre birçok çeşidi vardır). Bir mıknatıslı kuşak, mıknatıslı görüntü kuşağı ya da mıknatıslı film üzerine sıvanmış demir oksit katı. (Bu kat, ses aygıtı ya da mıknatıslı görüntü aygıtında kullanıldığında üzerine ses ya da resim imleri çıkar).

 

Morötesi : Gözle görülmeyen, dalga boyları yaklaşık 4000 angströmle 200 angström arasında olan, mor ışının ötesinde yer alan, yapay olarak da elde edilip tıpta kullanılan bir ışınım, ultraviyole.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Artırmak : Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Katılan : Müdahil.

Artırma : Artırmak işi. Açık artırma.

Uzunluk : Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı. Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği. Süre yönünden uzun olma durumu. İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul.

Yapılış : Yapılma işi. Bir şey yapılırken gerçekleştirilen özellik, nitelik, kuruluş, bünye.

Duyarlı : Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.

Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

Yalnız : Yanında başkaları bulunmayan. (ya'lnız) Yalnızca. Ama. (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak. Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Diğer dillerde Duyarlaştırıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Duyarlaştırıcı ne demek ? : sensitizer