Eğil nedir, Eğil ne demek
Eğil; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.
- Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri

Yerel Türkçe anlamı:
Sırt, arka
Aksilik yapma anlamında.
Üst baş, giyecek, elbise.
Çocukların karın ağrılarını geçirmek için kullanılan bir çeşit beyaz baharat.
Develeri kaçırmamak için dizlerine bağlanan yün ip.
Eğil hakkında bilgiler
Eğil, Diyarbakır ilinin bir ilçesidir.
Diyarbakır'dan 50 km uzaklıkta antik bir kent olup tüm güzellikleriyle, Asurlulardan kalma kale ve birçok antik mağara, kral kızı resimlerine ev sahipliği yapan bir ilçedir.
"Peygamberler şehri" olarak bilinmektedir. Asurlular, Roma İmparatorluğu, Bizanslılar, Selçuklular, Abbasiler, Osmanlı İmparatorluğu ve son olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin ilçe idare bölgesidir.
Eğil ile ilgili Cümleler
- İnsanlar beni sevme eğiliminde.
- O eğilimler devam edecek mi?
- Eğilim her zaman daha az işçi kullanarak daha fazla ürün üretmektir.
- Ali eğildi ve bir taş aldı.
- Eğildi.
- Eğil!
- Eğil ve öyle kal.
- Eğildi ve topu aldı.
- Ali ayakkabısını bağlamak için öne doğru eğildi.
- Eğildi ve parayı aldı.
- Ali şapkasını çıkardı ve onların önünde eğildi.
- Ali çok abartma eğilimindedir.
- Ali çok sık özür dileme eğilimindedir.
Eğil kısaca anlamı, tanımı:
Diyarbakır : Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.
Eğilen baş kesilmez : "kusurunu anlayıp özür dileyen kişi bağışlanmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.
Eğilim : Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans. Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri. Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül.
Eğilimli : Eğilimi olan, istekli, meyyal, mail, tandanslı.
Eğilip bükülmek : Bir kimsenin karşısında sıkıntı, utanç vb. duygularını açığa vuracak hareketlerde bulunmak.
Eğiliş : Eğilme işi.
Eğilme : Eğilmek işi. Bir doğrunun, bir başka doğruya veya düzleme göre eğik olması. Yerin manyetik alanında bulunan serbest mıknatıslı bir iğnenin doğrultusu ile yatay düzlem arasındaki açı.
Eğilmek : İnsan, bir işi yapmak için belini eğmek. Başkasının baskısını veya egemenliğini benimsemek, kabul etmek. Bir yana doğru eğik duruma gelmek. Bir işi önemseyip ele almak.
Ağaç yaşken eğilir : "insanlar küçük yaşta kolay eğitilir" anlamında kullanılan bir söz.
Sağ eğilimli : Dünya görüşü sağcılığa, muhafazakârlığa yatkın olan.
Sol eğilimli : Dünya görüşü solculuğa yatkın olan.
Yerlere kadar eğilmek : Aşırı saygı göstermek.
Uzaklık : İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe. Uzak olma durumu, ıraklık.
Antik : İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.
Güzellik : Güzel olan bir kimsenin niteliği. Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik, hüsün. Okşayıcı söz veya davranış, iyilik, yumuşaklık. Ahlak ve fikrî nitelikleriyle hayranlık uyandıran şey.
Kale : Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş. Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer. Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer. Malatya iline bağlı ilçelerden biri. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılmış olan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen.
Mağara : Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.
Kral : Herhangi bir alanda başkalarından üstün, başarılı olan kimse. En yüksek devlet otoritesini, bütün devlet başkanlığı yetkilerini kalıtım veya soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran kimse. Üstün, çok iyi. Çok başarılı ve zengin iş adamı.
Resim : Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Açık gösterge, kesin sonuç. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri. Fotoğraf. Tören.
Bağlı : Sınırlanmış, sınırlı. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Kapatılmış olan, kapalı. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun.
Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.
Eğil mumu : Kışın arıların kovan deliklerine sıvadıkları madde.
Eğilbaş : Testi.
Eğilcan : Hayvanlara dadanan, eğri belli, boz renkli bir çeşit sinek, sığır sineği, büğelek.
Eğilce : Hayvanlara dadanan, eğri belli, boz renkli bir çeşit sinek, sığır sineği, büğelek.
Eğilcen : Hayvanlara dadanan, eğri belli, boz renkli bir çeşit sinek, sığır sineği, büğelek.
Eğilebilme : Eğilebilmek işi.
Eğilebilmek : Eğilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Eğilic : Kıvrıntı, büküntü.
Eğilic eğilic : Büklüm büklüm, Kıvrım kıvrım, eğri büğrü.
Eğilim açıklığı : Ön teker ekseninden geçirilerek yere dikey olarak çizilen çizgi ile kesişip, çifteker gövdesinin önünde bulunan yönelteç borusundan yere doğru çizildiği tasarlanan başka bir çizginin, değme noktaları arasında oluşturduğu açı. Bu açı, 45-60 mm. arasında olmalı ve bu ölçüyü geçmemelidir.

Bu kısımda Eğil nedir? Eğil ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Eğil tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Eğil hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.