Eceabat nedir, Eceabat ne demek

Eceabat; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri

Eceabat hakkında bilgiler

Eceabat, Çanakkale ilinin bir ilçesidir. Çanakkale Boğazı'nda sahil kenarında kurulu ilçenin eski adı Maydos'tur. Çanakkale Savaşı Ecabat sınırları içinde gerçekleşmiştir.

Bugünkü Eceabat ilçesinin sınırları içinde, Balkanlar'dan gelen kavimlerin bir kolu olan Traklar'ın kurduğu pek çok eski yerleşim merkezi vardır. İlçe merkezi Maydos (Madytos), Sestos (Akbaş), Kynossema (Kilitbahir), İdaion (Bigalı kalesi) Traklarca kurulan önemli yerleşim merkezleridir. İlçe merkezi olan Maydos Traklar'ın yanı sıra Milet, Faço ve Midilli göçmenlerinin de yerleştikleri sanılmaktadır. Bölge M.Ö II. yy.'da İran egemenliğindeyken, V. yy'da Pers savaşları'na tanık oldu. Tarihçi Strabon'a göre, kenti ilk kez Lesboslular (Midilliler) kurdu. Sırasıyla Persler'in Atinalılar'ın Spartalılar'ın Romalılar'ın Latinler'in yönetiminde kalan Eceabat, 1354'te Orhan Gazi'nin oğlu Süleyman Bey'in Rumeli'deki fetihleri sırasında Osmanlı topraklarına katıldı. Ece Bey'in önderliğinde fethedilen bölgeye Süleyman Bey tarafından Eceabat (Ece'nin imar ettiği, Ece'nin kurduğu) adı verilmiştir. Anıtsal Osmanlı kaleleriyle ünlüdür.

 

Eceabat'a 4 km uzaklıkta, Yalova köyündedir. Akbaş limanının güneyinde kurulmuştur. Fatih Sultan Mehmed Kilitbahir kalesini yaptırırken, Sestos kalesinin taşları kullanılmıştır.

Eceabat'a 5 km uzaklıktadır. 1807'de III. Selim döneminde yapılmaya başlanmış, II. Mahmud zamanında bitirilmiştir. Kalede Sestos kentinin taşları kullanılmıştır.

Eceabat anlamı, tanımı:

Çanakkale : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Boğaz : Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. İki dağ arasında dar geçit. Yedirip içirme yükümü, iaşe. Yeme içme. İki kara arasındaki dar deniz.

Sahil : Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü, kıyı, yaka, yalı.

Kenar : Bir şeyi çevreleyen çizgi. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Yan. Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

Savaş : Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal. Uğraşma, kavga, mücadele.

Sınır : Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Uç, son. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.

 

Gerçek : Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Doğruluk. Temel, başlıca, asıl. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Yapay olmayan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Gerçeklik. Yalan olmayan.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Sınırlanmış, sınırlı. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.