Echinodermata nedir, Echinodermata ne demek

Echinodermata; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: derisi dikenliler].

Teknik terim anlamı:

Derisi dikenliler.

Echinodermata hakkında bilgiler

Derisi dikenliler ya da Echinodermata, su hayvanlarının bir kolu olan ve okyanusun tüm derinliklerinde bulunan omurgasız hayvanlar şubesidir. Sürünerek hareket ederler. Vücutlarının alt kısmında tüp ayak denilen yapılar bulunur. Vakum etkisiyle yüzeye yapışıp vücudu çekerek hareket sağlar. Aynı zamanda tüp ayaklar beslenme ve boşaltımda görevlidir. Tamamı denizlerde dağılım göstermektedir. Acı sularda rastlansa da, tamamen tatlı suda yaşayan hiçbir temsilcisi yoktur. Kalker plakçılardan oluşan iç iskelete sahiptirler. Başsız ve segmentsizdirler. Larvalarına pluteus denir. Dolaşım sistemleri bu sınıfa özgü ambulakral sistemdir. 542 milyon yıl önce görülmeye başlayan ve bu gün yaklaşık 7.000 türü bulunan ve yaklaşık 13.000 türü yok olmuştur

Echinodermata tanımı, anlamı

Derisi dikenliler : Beşli bakışımlı denizkestaneleri, denizhıyarları, denizyıldızları, deniz yılanları ve denizlalelerini içine alan deniz hayvanları dalı

İç iskelet : Omurgalı ya da omurgasızlarda organizmanın vücuduna destek sağlayan içteki yapı (kemik, kıkırdak vb.). 2.Balıklarda eksen ve ekstremite iskeletini oluşturan yapıların bütünü. Balıklarda eksen ve ekstremite iskeletini oluşturan yapıların bütünü.

 

Omurgasız : Omurgası bulunmayan. Düşüncelerini çıkarları doğrultusunda değiştirebilen, ilkesiz.

Göstermek : Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Boşaltım : Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.

Beslenme : Vücut için gerekli besin maddelerini alma.

Denizler : Bursa ilinde, Keles ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli şehri, Çal ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun kenti, Çarşamba ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Yaklaşık : Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî.

Derinlik : Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.

 

Tatlı su : Acı veya tuzlu olmayan, içilebilen su.

Tüp ayak : Derisi dikenlilerde özel bir sistemle hayvanın yer değiştirmesine yarayan, su kanal sistemine küçük yan kanallarla bağlı, solunum, besin yakalama, duygu alma fonksiyonlarını da yapmak üzere değişebilen, vücut dışına uzanan deri çıkıntısı. Ambulakral ayak. Derisi dikenlilerde özel bir sistemle hayvanın yer değiştirmesine yarayan, aynı zamanda solunum, besin yakalama, duyu alma fonksiyonlarını da yapmak üzere değişebilen, vücut dışına uzanan deri çıkıntısı, ambulakral ayak.

Temsilci : Hak ve görev bakımından birinin veya bir topluluğun adına davranan kimse, mümessil. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen ve çoğunlukla yasal çalışma yeri ve elinde malı olmayan kimse. Benzerlerine örnek olan kimse veya şey.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Dolaşım : Dolaşma işi. Dolanım. Kan dolaşımı.

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Tamamen : Bütün olarak, büsbütün, baştan sona.

Okyanus : Kıtaları birbirinden ayıran deniz, ana deniz, umman.

İskelet : İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.

Diğer dillerde Echellette gratingi anlamı nedir?

İngilizce'de Echellette gratingi ne demek ? : echellette grating