Echinoidea nedir, Echinoidea ne demek

Echinoidea; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: denizkestaneleri].

Teknik terim anlamı:

Denizkestaneleri.

Echinoidea hakkında bilgiler

Deniz Kestaneleri, Echinoidea sınıfına bağlı dikenli deniz yaratıklarının ismidir. Bu yaratıklar dünyanın her yanındaki okyanuslarda bulunurlar. Dikenlerle kaplı küre şeklinde bir kabukları vardır. Kabuğun büyüklüğü yetişkinlerde genellikle 3-10 cm'dir. Tipik bir denizkestanesinin dikenleri 1-2 cm uzunluğunda, 1-2 mm kalınlığındadır. Bu dikenler çok keskin değillerdir. Diadema antillarum türünün 10-20 cm uzunluğunda olabilen ince dikenleri vardır. Deniz kestaneleri genellikle mat renklerdedirler, sıklıkla karşılaşılan renklere yeşil, zeytin yeşili, kahverengi, mor ve siyah dahildir. Denizkestaneleri, denizyıldızı, deniz hıyarı ve deniz zambağı gibi derisidikenlilerdendir (Echinodermata şubesi). Diğer derisidikenliler gibi pentamerizm gösterirler ve yüzlerce, küçük, şeffaf 'tüp ayaklar' sayesinde hareket ederler. Spesifik olarak "denizkestanesi" terimi simetrik ve küresel olan tipik Echinoidea sınıfı türleri için kullanılır. Fakat, yaygın olarak kullanılan deniz kestanesi terimi bazı farklı taksonomik grupları da ihtiva eder: Echinoida, Cidaroida, ki bunların çok kalın dikenleri vardır, ve diğerleri (sağdaki taksonomik kutuya bakınız). İlk bakışta bir denizkestanesi ya cansız bir nesne ya da hareket edemeyen bir canlı olarak gözükür. Bazen görülebilir tek canlılık işareti dikenlerdir. Çoğu deniz kestanesinde, hafif bir dokunuş dikenlerde görülebilir bir tepkiye neden olur; dikenler dokunuşun yönüne doğru yönelirler. Deniz kestanelerinin gönüşte gözleri veya bacakları yoktur. Fakat yüzeylerde, dikenleri ile birlikte çalışan yapışkan tüp ayakları sayesinde rahatlıkla hareket edebilir.

 

Echinoidea anlamı, tanımı

Denizkestaneleri : Sölomlu hayvanlardan, ikincil ağızlılar (Deuterostomia) filumunun, derisi dikenliler (Echinodermata) alt filumundan, küre, yürek ya da disk biçimindeki vücutları üzerlerinde bulunan kalker plâkların birbirine kenetlenmesiyle meydana gelen bir kabukla örtülü olan, kolları bulunmayan, ağızları karın bölgesinde olan ve anüsleri bulunan, Aristo feneri denen özel bir çene sistemleri görülen, bayağı denizkestanesi (Echinus esculentus) türü ve sidaris (Cidaris) cinsi iyi bilinen bir sınıf. Derisi dikenliler (Echinodermata) şubesinden, küre, yürek veya disk biçimindeki vücutları üzerlerinde bulunan kalker plakların birbirine kenetlenmesiyle meydana gelen bir kabukla örtülü olan, kolları bulunmayan, ağızları karın bölgesinde olan ve anüsleri bulunan, Aristo feneri denilen özel bir çene sistemleri görülen bir sınıf. (Echinoidea), iyi bilinirler

Denizkestanesi : Hareket edebilen dikenlerle örtülü, yuvarlak kalker kabuklu, derisi dikenlilerden bir yumuşakça (Echinus esculentus).

Echinodermata : [Bakınız: derisi dikenliler]. Derisi dikenliler.

 

Denizyıldızı : Denizyıldızlarından, yıldız biçiminde beş kolu olan, kayalıklar üzerinde yaşayan, derisi dikenli bir hayvan (Aster).

İlk bakışta : Görür görmez.

Kahverengi : Kavrulmuş kahvenin rengi. Bu renkte olan.

Rahatlıkla : Rahat bir biçimde, kolaylıkla.

Sayesinde : Aracılığıyla, yardımıyla.

Taksonomi : Sınıflandırılma ve bu sınıflandırmada kullanılan kurallar bütünü.

Rahatlık : Üzüntüsü, sıkıntısı, tedirginliği olmama durumu, rahat. Yorgunluk ya da sıkıntı vermeme durumu.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Pentamer : Beş parçalı veya beşin katları şeklinde parçalı.

Simetrik : Bakışımlı.

Tüp ayak : Derisi dikenlilerde özel bir sistemle hayvanın yer değiştirmesine yarayan, su kanal sistemine küçük yan kanallarla bağlı, solunum, besin yakalama, duygu alma fonksiyonlarını da yapmak üzere değişebilen, vücut dışına uzanan deri çıkıntısı. Ambulakral ayak. Derisi dikenlilerde özel bir sistemle hayvanın yer değiştirmesine yarayan, aynı zamanda solunum, besin yakalama, duyu alma fonksiyonlarını da yapmak üzere değişebilen, vücut dışına uzanan deri çıkıntısı, ambulakral ayak.

Yetişkin : Yetişmiş, olgunlaşmış. Evlenme çağına gelmiş (kimse). Gelişimin herhangi bir yönünde veya tümünde duraklama düzeyine erişmiş olan. Kanunların belirttiği belli bir yaşı aşmış, toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç. Beden, ruh ve duygu bakımlarından olgunluğa erişmiş olan (kimse).

Yüzlerce : Pek çok, çok sayıda.

Spesifik : Özellikli.

Yapışkan : Yapışma özelliği olan. Yapıştırıcı. Gitmek bilmeyen.

Dikenli : Dikenli olan. Dikeni olan bitkilerin bulunduğu (yer). Zor, çetin, sıkıntı veya üzüntü veren.

Dokunuş : Dokunma (I) işi, temas. Dokunma ipliklerinin çaprazlama biçimi. Dokunma (II) işi.

Diğer dillerde Echellette gratingi anlamı nedir?

İngilizce'de Echellette gratingi ne demek ? : echellette grating