Economic theory of bureaucracy türkçesi Economic theory of bureaucracy nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Hükümet birimlerinin bütçeyi maksimum yapacak şekilde davranacaklarını varsayan ve bütçe büyüklüğü ile bürokratların elde edeceği parasal ve parasal olmayan yararların arasında bir ilişki kuran model.
  • Bürokrasinin ekonomi kuramı.

Economic theory of bureaucracy ingilizcede ne demek, Economic theory of bureaucracy nerede nasıl kullanılır?

Economic : Ekonomiyle ilgili. İktisadi. Ekonomik. İdareli. Hesaplı. Tutumlu. İktisadı.

Theory : Bilgi edinme sürecinin herhangi bir aşamasında ortaya atılan, geçerlilik ve güvenilirliği bilimsel yöntemle saptanmış bir genel bilgi ve açıklama düzeni. Teori. Bilimsel bilgilerden türetilen ve gerçeklenmeye açık olmakla birlikte henüz gerçeklenmemiş olan bilgiler dizgesi, bk. kurmaca. Bir sonucu ilgilendiren düşüncelerin tümü, düşünce alanında kalan bilgi ve bu bilginin temel ve kuralları. Bilgisayar, eğitim, kimya, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Özdeğin , araştırma sınırları içindeki tüm nitel ve nicel ilişki, durum ve devinimlerinin, gözlem, varsayım, deney ve yasalarla belirlenen bilgileri üzerine düşünsel olarak kurulan genel düzenleme. Düşünce alanında kalan bilgi ve bu nitelikteki bilginin bilimsel temel ve kuralları. gözlem konusu olan bir sınıf olay ve ilişki üzerinde yapılan deneyler sonucu doğruluğu hemen hemen kesinleşen yöntemli açıklama. Kuram. Nazariye.

 

Of : Hakkında. Nin. -nin. Karşı. -nın. -den. Den. -dan. İle ilgili. Li.

Bureaucracy : Genörgütsel yönetim. Devlet memurları. Kırtasiyecilik. Yazçizcilik. Bürokrasi. Bir toplumda tabandan yukarıya doğru çıktıkça daralan bir yapı içinde örgütlenmiş olan, genel kural ve ilkelere göre çalışan profesyonel atanmış görevliler topluluğu. devlet idaresinde bir işi yapabilmek için alınması gereken izin, onay, imza ve uyulması gereken kurallar. devletle ilgili işlerin yürütülmesinde gereksiz kural ve işlemler, kırtasiyecilik. İktisat, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Genörgütlerin büyük yer tuttuğu yönetim biçimi. Genörgüt. Kamu kuruluşlarının ve büyük çaplı özel işletmelerin yönetimindeki görevlilerin, katı kurallara sıkı sıkıya bağlılığı, sorumluluk üstlenmekten kaçınması, yeni yolları denemeğe karşı direnmesi tutumu. yazçizcilerin devlet gücünü denetimlerine geçirdikleri siyasal düzen.

Economic theory : İktisadi kuram. Karmaşık iktisadi olaylardan birbirleriyle ilişkili olanları belirleyip sürekliliklerini de saptayarak belli bir genellemeye varmak. Ekonomi teorisi. Karmaşık iktisadi olaylar arasındaki ilişki ve etkileşimlerin, zaman ve mekan boyutundan bağımsız olarak belirlenmesi ve nedensellik ilişkisi çerçevesinde genel bir çözümlemesinin yapılarak ulaşılan kurallar bütünü. İktisat teorisi. Ekonomi kuramı. İktisat kuramı. Ekonomik teori.

İngilizce Economic theory of bureaucracy Türkçe anlamı, Economic theory of bureaucracy eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Economic theory of bureaucracy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Economic theory of bureaucracy synonyms : abnormal budget, a shift in supply, a shift in demand, a change in supply, a pass through certificate, a shift in individual demand.