Efekt nedir, Efekt ne demek

Efekt; sinema, tv alanlarında kullanılan bir terimdir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Gitar terimi olarak anlamı:

Elektronik devreler yardımıyla gitar sesi üzerinde yapılmış olan değişiklik ve süslemeler.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Ses ya da ışık yönünden sahnede etki sağlayan aygıt ya da aygıtların tümü.

İngilizce'de Efekt ne demek? Efekt ingilizcesi nedir?:

effect

Efekt hakkında bilgiler

Özel efekt, (jargonda kısaca SPFX ya da SFX) film, televizyon, ve eğlence sektörlerinde yaygın olarak kullanılan, normal yollarla yaratılması mümkün olmayan veya çok riskli olan olayları yaratma yoludur.

Büyük patlamalar ve uzaya yolculuk gibi çekimlerde sıkça kullanılır. Yapılan şeylerin hepsi hayal değildir, bazı nesneler yaratılır (örneğin: Star Wars). Bir sap yapılır, üstüne bir çubuk koyulur ve üstüne kılıç ne renkse onun selofanı yapıştırılır.

Sıkça görsel efekt ile karıştırılmaktadır. Ancak özel efektler, çekim ile yapılır, bilgisayarla yaratılan imajlara dayalı değildir. Patlayan bir şey gerçekten patlatılır ya da yıkılan bina, maket de olsa, gerçekten yıkılır. Oysa görsel efekt ile yapılmış olan patlamalar, sentetik partikül sistemleridir, yıkılan binalarsa, 3 boyutlu modellenmiş objelerdir.

 

Yaşayan özel efektler, canlı izleyicilerin önünde kullanılan efektlerdir. Çoğunlukla spor olayları, konserler ve toplu gösterilerde kullanılırlar. Canlı efektlerin çoğu lazer ışıkları, sis sahneleri, fişekler, konfetiler ve baloncuklar veya kar gibi diğer atmosferik efektlerdir.

Efekt ile ilgili Cümleler

  • Makul isteklerimin karşılanması beni daha efektif kılar.
  • Özel efektler mükemmel.

Efekt tanımı, anlamı:

Televizyon : Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.

Film : Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Sinemalarda gösterilen eser. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak.

Gerçek : Yalan olmayan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Gerçeklik. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Doğruluk. Yapay olmayan. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Temel, başlıca, asıl.

Efektif : Merkez Bankası tarafından alım satımı yapılmış olan ve Türk lirası olarak kurları belirlenen yabancı ülke parası. Banknot ve metal para. Bankacılıkta nakit para.

 

Efektif alış : Bir yabancı para biriminin ulusal para birimi türünden belirlenen fiyatıyla alımı.

Efektif döviz : Yabancı ülkelerin nakit biçimindeki para birimi.

Efektif fiyat : Alıcının bir mal karşılığı olarak ödediği bedel.

Efektif kur : Efektif dövizin ulusal para birimi karşılığı.

Efektif satış : Bir yabancı para biriminin ulusal para birimi türünden belirlenen fiyatıyla satışı.

Efektif talep : Bir malı satın alma gücüne sahip olanın satın alma gücü ile desteklenen isteği.

Radyo : Bu istasyonun yayınlarını alan araç. Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş. Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi.

Yayın : Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.

Tiyatro : Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Oyun : Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Hile, düzen, desise, entrika. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Kumar. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü.

Seslendirme : Sesin, çekimden sonra film üzerine geçirilmesi, kaydedilmesi, dublaj. Seslendirmek işi.

Hareket : Yola çıkma. Devinim. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Davranış, tutum. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Deprem. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi.

İzleme : İzlemek işi, takip.

Eğlence : Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey veya kimse. Eğlenme işi, sefahat.

Efekt dizilimi : Sesi değiştirmek için kullanılan, birden fazla sayıda efektörden oluşan sistem.

Efekt döngüsü : Ses sinyalinin yükselteç veya ön yükselteçten çıkıp efektör veya efektörlerden oluşan dizilim tarafından süzüldükten sonra geri döndüğü sinyal rotası.

Efekt pedalı : Analog sinyalle çalışan, efekt oluşturan bir devreyi ve onu yöneten pedalı aynı anda bünyesinde barındıran metal ya da plastikten kutu.

Efektif alış kuru : Bir yabancı para biriminin ulusal para birimi türünden nakit alış fiyatı.

Efektif arteryel kan hacmi : Damar içi kan hacminin arteryel baroreseptörlerin uyarılmasına katkıda bulunan kısmı. Merkezî kan hacmi.

Efektif döviz kuru : Efektif dövizin ulusal para cinsinden değeri. krş. efektif döviz

Efektif satış kuru : Bir yabancı para biriminin ulusal para birimi türünden nakit satış fiyatı.

Efektör : Sese efekt veren cihazların genel adı.

Efektör organlar : Sinir hücrelerinin bağlı olduğu ve bir uyarı karşısında bir iş ya da madde oluşturan, merkezî sinir sisteminde oluşan impulslara verilen cevapları yerine getiren bezler, kaslar, elektrik organı gibi herhangi bir organ. Sinir hücrelerinin bağlı olduğu ve bir uyarı karşısında bir iş veya madde oluşturan, merkezî sinir sisteminde oluşan impulslara verilen cevapları yerine getiren bezler, kaslar, elektrik organı gibi organlar.

Diğer dillerde Efekt anlamı nedir?

İngilizce'de Efekt ne demek? : n. effect

Almanca'da Efekt : Effekt

Rusça'da Efekt : n. эффект (M)