Ele dolamak nedir, Ele dolamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sıkıca sarılmak: Eline doladı gayrı. Bu işi başa çıkarır.

Ele dolamak tanımı, anlamı

Ele : Şaşma bildirir ünlem. Böyle mi, doğru mu ?. [Bakınız: êhé]. Şaşma bildirir ünlem: Ele ne bu?. Öyle. Öyle, bk. öle. Öyle, bk. eyle, öle, ôyle

Dolam : Dolama işinin her defası. Bir kez dolanacak miktarda olan.

Dolama : Dolamak işi. Tırnak etrafındaki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş. Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi. Giysilerin üstüne giyilen, önü açık bir tür üstlük. Poşu.

Dolamak : İplik, şerit, tel vb. nesneleri bir şeyin üzerine döndürerek sarmak. Sarmak, kavuşturmak.

Sarılmak : Sarma işi yapılmak. Hemen yapmaya koyulmak, girişmek. Bir şeyin üzerine bir veya birkaç kez dolanmak. Kollarını dolamak, kucaklamak. Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek. Bütün gücü ile ele almak.

Sarılma : Sarılmak işi.

Doladı : Özlükle, bilhassa.

Sıkıca : Sıkı bir biçimde.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Gayrı : Başka, diğer. (ga'yrı) Artık, bundan böyle.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Başa : Ağabey. İleri gelen: Memleketin başaları toplanmış. Karı. Mutluluk, gönül rahatlığı.

 

Sarı : Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi. Soluk, solgun. Bu renkte olan.

Gayr : Başka kimse, başkası.

Sıkı : Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Ele dayanma anlamı nedir?

İngilizce'de Ele dayanma ne demek ? : resting upon the hands