Elvanlar nedir, Elvanlar ne demek

Elvanlar; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Ankara ili, Peçenek nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Bartın ili, Kurucaşile ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Elvanlar tanımı, anlamı

Elvan : Renkler. Türlü renklerde olan

Yerleşim yeri : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

Kurucaşile : Bartın iline bağlı ilçelerden biri.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Peçenek : VIII-XI. yüzyıllar arasında Türkistan'da, Güneydoğu Avrupa ve Balkanlarda yaşamış olan bir Türk kavmi.

Ankara : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri, Türkiye'nin başkenti.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Bartın : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Peçene : Eskişehir ilinde, Han ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Kuruca : Afyon şehri, Emirdağ belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Ankara şehri, Nallıhan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Bingöl ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Bolu kenti, Dörtdivan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum ilinde, Gökoğlan bucağına bağlı bir bölge. Muş şehrinde, Aktuzla nahiyesine bağlı bir bölge.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Bartı : Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Bart : [Bakınız: baş bart]. Bağırtmak.

Peçe : Kadınların sokakta yüzlerine örttükleri ince siyah örtü, nikap. Maske, sır, giz.

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

Diğer dillerde Elütrasyon anlamı nedir?

İngilizce'de Elütrasyon ne demek ? : elutriation