Emotions türkçesi Emotions nedir

Emotions ile ilgili cümleler

English: We often express our emotions nonverbally.
Turkish: Genelde duygularımızı söz kullanmaksızın ifade ederiz.

English: Ali was unable to control his emotions and burst into tears.
Turkish: Ali duygularını kontrol edemedi ve göz yaşlarına boğuldu.

English: They felt many emotions on their wedding day.
Turkish: Düğünleri onlar için çok duygu yüklü bir gündü.

English: Ali couldn't control his emotions.
Turkish: Ali duygularını kontrol edemedi.

English: Don't let your emotions rule you. Be calm!
Turkish: Duygularınızın size hâkim olmasına izin vermeyin. Sakin olun!

Emotions ingilizcede ne demek, Emotions nerede nasıl kullanılır?

Expressed his emotions : Duygularını ifade eden. Hissettiklerini belirten.

Flood of emotions : Duygu veya sevgi seli.

Give vent to his emotions : Hissettiklerini göstermek. Duygularını ifade etmek. Duygularını belli etmek.

The face reflects emotions : Yüz duyguları yansıtır. İnsanların yüzü nasıl hissettiklerini gösterir.

With mixed emotions : Çekinerek. Emin olmadan. Mutluluk ve üzüntü duygularıyla karışık bir şekilde. Duraksayarak. Karışık hislerle. Tereddüt ederek.

Cause a sensational emotion : Sansasyona neden olmak.

 

Emotional development : Hissi tekamül. Duygusal gelişim.

Emotional burden : Duygusal yük. Bir soru çizinliğinin kimi yanıtlayıcılara yüklediği ve onları sorulara yanıt vermekten alıkoyabilecek olumsuz duygu.

Thalamic theory of emotion : Talamik duygu teorisi.

Negative emotion : Kötü his. Olumsuz duygu. Olumlu olmayan his.

İngilizce Emotions Türkçe anlamı, Emotions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emotions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Feel : Sezgi. Duymak. Anlamak. Dokunma hissi. Hissetmek. Görünmek. Temas. Yoklamak. Kendini...hissetmek.

Sensation : Duyum. Duyulanma. Heyecan yaratan olay. Çok yetenekli kimse. Algı. Heyecan verici şey. Duyu. Duyusal bir izlenimin zihinsel içeriğinden soyutlanan ve çözümleyici olarak indirgenemeyen kavram.

Sentiment : Düşünce. Hassaslık. Fikir. Duyarlılık. Seziş. Kanı. Duygusallık. Hassasiyet. Aşırı duyarlık.

Consciousness : İdrak. İnsanın çalışma süreci içinde, eş deyişle toplumsal ilişkiler süreci içinde nesnel çevresini ve kişisel varoluşunu anlamasını sağlayan düşünsel süreçlerin toplamı. Akıl. Bilinç. Uyanık olma. Anlayış. Zihin. Şuur.

Fright : Haşyet. Korku. Korkunç tip. Ürkme. Korkutmak. Kılıksız kimse. Gülünç görünüşlü kimse. Dehşet.

Feelin : Acıma. Algılama. Alıgı. Yazık. Algı. Duyarlılık. Fikir. Hassaslık. Duygusal durum.

Ire : Öfke. Kızgınlık. Hiddet. Hiddetli.

Sensus : Duyu, his. Mana. Sensus. Duyu.

Animations : Canlandırma. Çizgi film yapma. Şevk. Animasyon. Canlılık.

Anger : Kızdırmak. Kızgınlık. Kesici ağzı, talaş iletici kanalları ağacı delecek özellikte delme aracı. Fitil vermek. Öfkelendirmek. Sinirlendirmek. Darıltmak. Hiddet. Öfke. Ağaç delgisi.

 

Emotions synonyms : conditioned emotion, conditioned emotional response, cer, emotional state, awe, ardour, reverence, quick, sense, feeling, drama, ardours, ardors, sensations, choler, chording, quicks, anxiety, agitation, arousal, buck fever, hate, dramas, affectivity, fear, emotion, instinct, love, veneration, agitations, chord, animation, joy.

Emotions zıt anlamlı kelimeler, Emotions kelime anlamı

Cerebral : Beyin ile ilgili. Beyne ait. Beyin. Üstdamaksıl. Beyinle ilgili, beyne ait. Beyinle ilgili. Serebral. Ussal. Beyinsel.

Fearlessness : Pervasızlık. Korkusuzluk. Cesaret.

Love : Muhabbet beslemek. Aşık olmak. Sevgi duymak. Bayılmak. Sevda. Sevmek. Sevgi beslemek. Aşk. Sevgi.

Emotions antonyms : sorrow, hate.