Enabled state türkçesi Enabled state nedir

  • Erkli durum.
  • İşler durum.
  • Çalışır durum.
  • Seçilir durum.
  • Seçilmiş.

Enabled state ingilizcede ne demek, Enabled state nerede nasıl kullanılır?

Enabled : Etkinleştirilmiş. Etkin kılınmış. Etkinlenmiş. Güçlendirilmiş. Geçerli kılınmış. Belli bir şekilde işleyebilme becerisi verilmiş (genellikle bir kombinasyon şeklinde kullanılır, örneğin, voice-enabled {ses-etkin}). Yetili hale gelmiş. Seçilebilir. Devreye sokulmuş.

State : Bilgisayar, hukuk, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Hal. Nesnelerin kesin olarak tanımlanmış koşullardaki ortak niteliklerinin tümüne verilen ad. anlamdaş durum. Söylemek. Toplumun siyasal örgütlenişi. toplumdaki siyasal örgütlerin tümü. Vaziyet. Beyan etmek. Belirlemek. Debdebe. Stres.

Absorbing state : Yutucu durum. Soğurucu durum.

Accredited state : Akredite devlet.

Act of state : Hükümet onayıyla işlenmiş kanunsuz eylem. Devlet kanunu. Devletin onayıyla işlenmiş yasadışı fiil.

Activated state : Aktive olmuş durum; bir sistemdeki reaksiyonda reaksiyona giren iki molekülün çarpışması ile teşekkül eden kompleks; aktive olmuş durumdaki iki molekülün birbirine yakınlığı her ikisindeki bağları daha hareketli hale getirir ve serbest moleküldeki bağın kopması için gereken enerjiden daha az bir enerji ile bağlar kopar, enzim-substrat kompleksi. Bir reaksiyonda reaksiyona giren iki molekülün çarpışmasıyla oluşan kompleks; aktive olmuş durumdaki iki molekülün birbirine yakınlığı her ikisindeki bağları daha hareketli duruma getirir ve serbest moleküldeki bağın kopması için gereken enerjiden daha az bir enerjiyle bağlar kopar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aktifleşmiş durum. Etkinleşmiş durum. Etkinleştirilmiş durum. Etkinleşik durum.

 

İngilizce Enabled state Türkçe anlamı, Enabled state eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enabled state ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chosen : Seçilen. Seçilmiş olan. Cennetlik.

Selected : Seçilenler. Seçili. Seçkin. Bir toplumun büyük kesimini oluşturan halk kütlesi dışında kalan küçük bir aydın kesiminden oluşan kütle. bk. seçkin kültürü, halk. Alelade. Seçilmiş olan. Derleme. Seçilen.

Elective : Seçmeli. Seçim. Seçmeli ders. İsteğe bağlı. İntihaplı. Seçilen. Seçimli. Seçimle ilgili. Seçimle elde edilen (bir makam).

Picked : Seçkin. Toplanmış. Seçme.

Electives : Seçim. İsteğe bağlı. Elektif. Seçmeli. Seçimli. Seçimle ilgili. Seçimle elde edilen (bir makam). İntihaplı. Seçmeli ders.

Select : Üstün. Kalburüstü. Seçip ayırmak. Ayırt etmek. Seçmece. Ayıklamak. Ayırmak. Mümtaz. Güzide.

Opted : Karar kılmak. Tercih etmek. Yeğlemek. Seçmek. Tercih edilmiş.

Recherche : Nadide. Özenle seçilmiş. Seçme. Zarif. Nadir. Yapmacık tavırlı kimse.

The select : İyi anlayan. Ayırt etmek. Ayırmak. Ayıklamak. Mümtaz. Üstün. Seçmek. Elemek.

Elected : Oy ile seçilmiş. Seçim ile seçilmiş. Seçimle iş başına gelmiş.

Enabled state synonyms : analectic, culled, graded, kelter, excerpted, eximious, on position.