Epitel reseptör hücreleri nedir, Epitel reseptör hücreleri ne demek

Epitel reseptör hücreleri; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Örtü epiteli hücreleri arasında yer alan, görme olayında görev yapan retina fotoresptörleri, kulakta ses dalgalarını alan duyu hücreleri ve dildeki tat tomurcuklarında bulunan hücrelere verilen genel ad.

Epitel reseptör hücreleri tanımı, anlamı

Epit : Araba tekerleğini meydana getiren ağaçlar

Epitel : Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku, epitelyum.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Reseptör : Almaç.

Tat tomurcukları : Ağız boşluğunda tat duyumlarını algılamaya yarayan ve kimyasal süreçlerle uyarılarak tatlı, acı, ekşi, tuzlu gibi tat bileşiklerini ayırt eden küçük duyu özekleri.

Ses dalgaları : Titreşim etkisiyle cisimlerde oluşan dalgalar.

Örtü epiteli : Organların ve dokuların iç ve dış yüzeyini, vücut boşluklarının yüzeyini örten, tek tabakadan ya da çok tabakadan oluşan, hücrelerin arasında çok fazla bağlantı bölgeleri bulunan, hücreler arası aralıkları hiç olmayan ya da çok az olan, beslenmelerini hemen altlarındaki bağ dokusundan yapan epitel tipi. Farklı dokulardan oluşmuş olan organların dış ve iç yüzlerini örten ve tek katlı yassı, tek katlı kübik, tek katlı prizmatik, tek katlı piramidal, yalancı çok katlı prizmatik, çok katlı yassı, çok katlı prizmatik ve çok katlı değişken epitelden oluşan doku, koruyucu epitel.

 

Genel ad : Yeni bulunan her ilaç maddesine Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından verilen ad, jenerik ad.

Tomurcuk : Bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek veya yaprak verecek olan filiz. Çiçek açacak gonca.

Retina : Ağ tabaka.

Kulak : Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

Görme : Görmek işi, rüyet.

Tomur : Yumru, ur. 1.Katı. [Bakınız: tomruk]. Koni biçimindeki herhangi bir çıkıntı. Kan damarları bakımından zengin olan ve kıl kökü içine giren dermis tabakası uzantısı. Deride dermis tabakasının epidermis içine uzayan çıkıntıları. Papilla. Dilin üst yüzeyinde bulunan çeşitli biçimlerde olabilen ve tat alma tomurcuklarını taşıyan küçük çıkıntılar. (Eş anlamlısı: kabarcık, karşılık: papilla),katı içine doğru olan uzantıları. Dilin üst yüzeyinde bulunan küçük çıkıntılar.

 

Dalga : Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

Diğer dillerde Epitel reseptör hücreleri anlamı nedir?

İngilizce'de Epitel reseptör hücreleri ne demek ? : epithelial receptor cells