Evcikli böcekler nedir, Evcikli böcekler ne demek

Teknik terim anlamı:

Insecta şubesinden, hemen hepsi sucul olan, larvalarının karınlarının arka ucunda iki çengel bulunan bir takım, kıllı kanatlılar.

Evcikli böcekler anlamı, kısaca tanımı

Böce : Böcü. Börülce. Bit. [Bakınız: böcü]. Sırtlan. [Bakınız: böcük]. [Bakınız: böbö]. Kurt. Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Fasulye. Bu gece. Böcek

Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

Böcekler : Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.

Evci : Tatil günlerini evinde geçiren yatılı öğrenci, er vb.

Evcik : Küçük, sevimli ev.

Kıllı kanatlılar : Evcikli böcekler.

Kanatlılar : Böceklerin kanatlı olanlarını içine alan alt sınıf. [Bakınız: kanatlı böcekler]. Eklem bacaklı hayvanlardan, gerçek eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt dalının, böcekler (Insecta) sınıfından, erginleri kanatlı, bazen kanatları ikincil olarak kaybolmuş, gelişmelerinde yan başkalaşım ya da tüm başkalaşım görülen bir alt sınıf. Düz kanatlılar (Orthoptera), termitler (Isoptera), tüy bitleri (Mallophaga), bitler (Siphunculata), kız böcekleri (Odonata), sinir kanatlılar (Neuroptera), pul kanatlılar (Lepidoptera), iki kanatlılar (Diptera), kın kanatlılar (Coleoptera), zar kanatlılar (Hymenoptera), hortumlu böcekler (Rhynchota) gibi takımları vardır. (Pterygota), hortumlu-böcekler (Rhynchota) gibi takımları içine alır.

 

Kanatlı : Kanadı olan.

Insecta : [Bakınız: böcekler]. Böcekler. Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç parçaya ayrılmış Hemiptera, Diptera ve Siphonaptera gibi medikal öneme sahip üç takımı bulunan sınıf.

Karın : İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Mide. Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İç, gönül, akıl, kafa.

Larva : Kurtçuk.

Sucul : Suyu seven, suya düşkün. Suyu çeken, hidrofil, hidrofilik.

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

 

Kıllı : Kılı olan, kıl ile kaplı.

Hepsi : Bütünü, tamamı, tümü, cümlesi.

Hemen : Çabucak. Yalnız, sadece. Aşağı yukarı. Çok.

Kanat : Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Balıklarda yüzgeç. Angıç. Yan, taraf. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah.

Heme : [Bakınız: he mi]. Derhal, hemen. Çocuk oyunlarında hedef, kale, çukur. Öyle mi, değil mi. Amma. Hem.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

Diğer dillerde Evapore süt anlamı nedir?

İngilizce'de Evapore süt ne demek ? : evaporated milk