Evin evcer nedir, Evin evcer ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yersiz, anlamsız, boş konuşmayı anlatır.

Bereket anlamında kullanılır: Başakların evini evceri yok.

Evin evcer anlamı, tanımı

Evce : Evcek

Evin : Bir şeyin içindeki öz, lüp. Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe.

Anlamsız : Anlamı olmayan, önemli bir şey anlatmayan, manasız, beyhude, boş, içsiz, yersiz, gıcırı bükme, ipsiz sapsız.

Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

Bereket : Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan. İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda. Yağmur.

Yersiz : Barınacak yeri olmayan. Yerinde olmayan, uygunsuz, anlamsız, manasız.

Anlatı : Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.

Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

 

Berek : Yazın hayvanlara musallat olan bir çeşit iri sinek. Süs, ziynet. Börek.

Yersi : Toprak kokusu için.

Anlat : Ekin demetlerini arabaya koymaya ve harmanı aktarmaya yarıyan, üç, dört, beş, yedi çatallı olabilen, uzun saplı aygıt, dirgen, yaba.

Başak : Arpa, buğday, yulaf ve benzerleri ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı. Tarlalarda, bağlarda dökülmüş veya tek tük kalmış olan ürün. Zodyak üzerinde Aslan ile Terazi arasında bulunan takımyıldızın adı. Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele. Tahıl ve meyveleri devşirdikten sonra geriye kalan döküntüler: Zavallı ihtiyar kadın, ömrünü başak toplamakla geçirir. Sigara izmariti: Tütün alacak parası yok ki başak toplayıp içiyor. Ana eksen üzerindeki çiçekleri sapsız olan çiçek durumu. Spika. Mahsûl devşirildikten sonra dal ve sap üzerinde kalmış olan artıklar. Demren, okun ucundaki sivri demir. İstanbul şehri, Karacaköy bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ilinde, Hasançelebi bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Mardin kenti, Kızıltepe belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şırnak şehri, Silopi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Başak takımyıldızı, Başak burcu.

Başa : Ağabey. İleri gelen: Memleketin başaları toplanmış. Karı. Mutluluk, gönül rahatlığı.

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Bere : Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.

 

Boş : İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Anlamsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Bilgisiz. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.).

Yok : Bulunmayan, mevcut olmayan (nesne, kimse vb.), var karşıtı. Birbirine karşıt iki cümleden, ikincisinin başına getirilen bir söz. Yasak. Olmayan, bulunmayan şey. Birinin söylediği sözlerden genel olarak kuşkulanıldığında veya sözler hafifsendiğinde kullanılan bir söz. Savunulan bir düşünceyi doğrulayan sözün başına getirilir. "Hayır" anlamında kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Evi bırakma anlamı nedir?

İngilizce'de Evi bırakma ne demek ? : desertion