Eymenmek nedir, Eymenmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Korkmak, korkuyla canı sıkılmak, ürkmek.

Utanmak, sıkılmak, çekinmek.

Çekinmek, utanmak, sıkılmak.

Teknik terim anlamı:

Tevahhuş etmek, çekinmek, korkmak, endişe etmek, ihtiraz etmek.

Eymenmek kısaca anlamı, tanımı

Eyme : Kapı sürgülerinin geçtiği ve iki ucu söveye çakılı eğri demir. Toprak damlı evlerin üzerinde kullanılan yuvarlak taş, loğ taşı. İki dağ arasındaki alçak yer. Eğilip duvara yaslanan çalı. Alaçığın üzerine konulan ağaç. Kapı kilitlenirken kilit dilinin içine geçtiği demir törpü. (Çokcalar Bozüyük Bilecik). Sapların dışarı taşmaması için kağnının iki yanına örülmüş fındık dallarından yapılan set. (Beyceğiz Fatsa Ordu)

Eymen : Daha uğurlu, daha bereketli. Sağ tarafta olan.

Eymenme : Korku, endişe, çekinme.

Sıkılmak : Sıkma işi yapılmak. Sıkıntıya düşmek. Utanıp çekinmek. Can sıkıntısı duymak.

Tevahhuş : Ürkme, ürküntü.

Çekinmek : Saygı, korku, utanma vb. duygularla bir şeyi yapmak istememek, kaçınmak. Bir şey sürünmek.

Korkmak : Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.

Utanmak : Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, mahcup olmak. Çekinmek. Sıkılmak.

 

İhtiraz : Çekinme, sakınma. Çekince.

Sıkılma : Sıkılma işi. Utanma ve çekinme duygusu, hicap.

Çekinme : Çekinmek işi.

Korkma : Korkmak işi.

Ürkmek : Bir şeyden korkup sıçramak, tevahhuş etmek. Ağaç meyve vermemek. Çekinmek. Şaşkınlık ve korku duymak.

Endişe : Tasa, kaygı. Kuşku. Düşünce. Korku.

Utanma : Utanmak durumu, arlanma, teeddüp.

İhtira : Türetme.

Çekin : Meşe ağaçlarında olan iri bir çeşit meyve. Bağ çubuklarının açılmak üzere bulunan gözlerini bitten korumak için kullanılan ökse. Omuz. Öğeciğin ağırlığını veren artı yüklü özek taneciği. A kütle numarası, Z öğecik numarası ve çekirdeksel erkesi ile belirlenen bir öğecik çekirdeği ya da belirli bir yerdeşi.

Ürkme : Ürkmek işi, tevahhuş.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Korku : Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.

Diğer dillerde Eyletme anlamı nedir?

İngilizce'de Eyletme ne demek ? : induction