Face the music türkçesi Face the music nedir

  • Daha önceki eylemlerinin hoşa gitmeyen sonuçlarını kabul etmek.
  • Bir problemle karşı karşıya olduğunu kabullenmek.
  • Hatalardan kaynaklanan olumsuz sonuçları kabul etmek.
  • Diyet ödemek.
  • Göğüs germek.
  • Bedelini ödemek.
  • Bedel ödemek.
  • Sonucuna katlanmak.
  • Yaptığı şeyin olumsuzluklarıyla yüzleşmek.
  • Ceremeyi çekmek.

Face the music ile ilgili cümleler

English: Face the music.
Turkish: Yaptığının sonucuna katlan.

English: It's time to face the music.
Turkish: Müzikle yüzleşme zamanı.

English: He had to face the music.
Turkish: Yaptıklarının bedelini ödemek zorundaydı.

Face the music ingilizcede ne demek, Face the music nerede nasıl kullanılır?

Face : Şekil. Bakmak. Görünüş. Astarlamak. Çehre. Tavır. Karşı çıkmak. Göze almak. Yüz yüze gelmek. Karşı koymak.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Music : Makam. Ahenk. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Duygu, düşünce ve imgeleri, tek ya da çok sesli olarak türlü biçimlerde anlatma sanatı; bu biçimde düzenlenmiş eserlerin söylenmesi ya da çalınması. öğrencilere kendi sesleriyle şarkı söylemek, müzik dilini doğru olarak okuyup yazmak, herhangi bir çalgı çalmak, değerli müzik parçalarını dinlemekten zevk almak ve bu parçaları yorumlamak için gerekli bilgi, beceri ve beğeyi kazandırmak amacıyla okutulan ders. Hava. Bir filmde ya da televizyon yayınında kullanılan, özgün ya da derleme her çeşit müziği anlatır genel terim. İnsanoğlunun toplumsal, dinsel, büyüsel, duyusal, düşünsel, eşeysel gereksinmelerini karşılamak için kullandığı uyaklı uyaksız, ölçülü ölçüsüz, düzenli düzensiz ses, sözlü ses, doğal ya da yapay aygıtların seslerinden oluşan evrensel kültür düzeni, bk. müzikbilim, halk müziği, krş. halk koşuğu, halk oyunu. Musiki. Müzik. Orkestra.

 

Face the competition : Aynı tür malı karşıtından daha çok satabilmek amacıyla çeşitli başvurularda bulunma. Yarışıma girişme.

Face the consequences : Sonuçlarıyla yüzleşmek. Sonuçlarına katlanmak.

Face the issue : Bir durumu olduğu gibi kabul edip ona göre davranmak.

Dance to the music of : - müziğini dinleyerek dans etmek. - müziği eşliğinde dans etmek. Bir kimseye senin davranışlarını veya tavrını yönlendirmesine izin vermek.

Face the lake : Yüzünü göle çevirmek. Göle doğru bakarak dikilmek.

İngilizce Face the music Türkçe anlamı, Face the music eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Face the music ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pay the piper : Parasını ödemek. Masrafı ödemek. Ceremesini çekmek. Cefasını çekmek. Masrafını ödemek.

Pay for : Bedelini ödemek (hatanın veya suçun). Karşılığını ödemek. -in parasını ödemek. Masrafını çekmek. Hesabını çekmek. Parasını ödemek. Ödemek. Faturasını ödemek. Masrafını ödemek.

 

Reimburse : Tazmin etmek. Masraflarını karşılamak. Mal etmek. Zararını karşılamak. Tazminat vermek. (parasını) geri vermek. Geri ödemek. Telafi etmek. Parasını geri vermek.

Resisting : Direnmek. Engellemek. Dayanmak. Direnç gösteren. Mukavemetli. Karşı çıkmak. Muhalefet etmek. Dirençli. Dayanıklı olmak.

Endure : Sürmek. Var olmak. Katlanmak. Devam etmek. Tahammül etmek. Sebat etmek. Dişini sıkmak. Dayanmak. Acıya dayanmak.

Resists : Dayanıklı olmak. Kafa tutmak. Direşmek. Direnmek. Karşı çıkmak. Muhalefet etmek. Göğüslemek. Dayanmak. Engellemek.

Braved : Görkemli. Bahadır. Cesaretle karşı koymak. Cesaret göstermek. Meydan okumak. Yiğit. Cesaretle karşılamak. Cesur. Kızılderili savaşçı.

Braves : Bahadır. Kızılderili savaşçılar. Cesaretle karşılamak. Görkemli. Cesaret göstermek. Cesur. Yiğit. Meydan okumak. Cesaretle karşı koymak.

Brave : Yiğit. Cesaret göstermek. Cesaretle karşı koymak. Bahadır. Cesur. Kızılderili savaşçılar. Kızılderili savaşçı. Görkemli. Meydan okumak.

Face the music synonyms : pay the price, resisted, bear up, face up to, foot the bill, take the consequences, take the can, resist, braving, breasting, face, faces, breast, pay off, carry the can.