Find a remedy türkçesi Find a remedy nedir

  • Çare bulmak.
  • Derman bulmak.

Find a remedy ile ilgili cümleler

English: Don't find fault, find a remedy.
Turkish: Hata bulma, bir çözüm bul.

Find a remedy ingilizcede ne demek, Find a remedy nerede nasıl kullanılır?

Find : Bulunan şey. Tapmak. Arayıp bulmak. Erişmek. Eline geçmek. Anlamak. Bulgu. Bulma. Bulmak. Keşfetmek.

A : Amperin simgesi. Argonun simgesi. Miktar belirtir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. (herhangi) bir. En yüksek not. Bir. Atom ağırlığı.

Remedy : İyi etmek. Tedavi etmek. Onarmak. Umar. Düzeltmek. Tedavi. İyileştirmek. Gereğine bakmak. Çare. Çözüm.

Find a job : İşe girmek. İş bulmak.

Find a niche for oneself : Kendine uygun bir yer bulmak. Kendine bir oyuk bulmak. Kendin için uygun bir iş bul.

Find a vent : Hırsını almak.

Find a ready market : Pazar bulmak.

Find a vent for : Serbest kalmak için bir yol bulmak. - için bir delik bulmak. Bir açıklık bırakmak.

Find a way out : Yolunu bulmak. Bir yolunu bulmak. Çözüm bulmak.

Find a seat : Koltuk veya oturacak yer bulmak.

İngilizce Find a remedy Türkçe anlamı, Find a remedy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Find a remedy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cope : Papaz cüppesi. Başa çıkmak. Kaplamak. Üstesinden gelmek. Uğraşmak. Başarmak. Üstünü kapamak. Cüppe. Örtmek.

 

Obviated : İzale etmek. Karşılamamak. Çözmek. Bertaraf etmek. Halletmek. Üstesinden gelmek. Önüne geçmek. Önlemek. Yetmemek.

Copes : Başarmak. Uğraşmak. Üstünü kapamak. Papaz cüppesi. Başa çıkmak. Örtmek. Üstesinden gelmek. Kaplamak. Cüppe.

Obviates : Karşılamamak. Yetmemek. Üstesinden gelmek. Gereksiz kılmak. Bertaraf etmek. Önlemek. Gidermek. Çözmek. Önüne geçmek.

Cures : Vulkanize etmek. Kurutmak. Tedavi etmek. Çare. Otalamak. Sertleştirmek. Tedavi. İyileştirmek. Konservelemek.

Remedy : İyi etmek. Umar. Düzeltmek. Tedavi. Sağaltmak. Çözüm. İlaç. Çare. Deva.

Relieved : Yatışmış. Nöbeti devralmak. Müsterih. Rahatlamış. Renk katmak. Hafifletmek. Teselli vermek. Yardım yapmak. Kabartma yapmak. Hafiflemiş.

Obviating : Çözmek. Önüne geçmek. Önlemek. Bertaraf etmek. Halletmek. Üstesinden gelmek. Gereksiz kılmak. Yetmemek. Gidermek. Karşılamamak.

Remedied : Çözüm getirmek. Düzeltmek. Onarmak. İyileştirmek. Gereğine bakmak. Çare. Sağaltmak. İyi etmek. Deva.

Find a way : Yolunu bulmak. Formül bulmak. Çaresine bakmak. Yol bulmak. Bir yolunu bulun.

Find a remedy synonyms : relieves, find the means, relieve, obviate, coped.