Finding out türkçesi Finding out nedir

Finding out ile ilgili cümleler

English: I'm not interested in finding out who my birth parents are.
Turkish: Ailemin kim olduğunu bulmakla ilgilenmiyorum.

English: I'm not the only one interested in finding out what Tom did with the stolen diamonds.
Turkish: Çalınan elmaslarla Tom'un ne yaptığını bulmakla ilgilenen tek kişi ben değilim.

English: I'm not the least bit interested in finding out who my birth parents are.
Turkish: Ailemin kim olduğunu bulmakla zerre kadar ilgilenmiyorum.

English: Ali seems interested in finding out the cause of the problem.
Turkish: Ali sorunun sebebini bulmakla ilgili görünüyor.

English: Thank you for finding out what happened.
Turkish: Ne olduğunu öğrendiğin için teşekkür ederim.

Finding out ingilizcede ne demek, Finding out nerede nasıl kullanılır?

Finding : Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç. Kalıntı. Buluş. Bulgu. Keşfedilmiş şey. Bulunmuş. Bulma. Sonuç. Karar. Bulunmuş şey.

Out : Dışarıda. Kendini belli etmek. Kovmak. Nakavt etmek. Çıkarmak. Ortaya çıkmak. Dışarı. Yanmak. Meydana çıkmak. Çıkış.

Finding a wife : Evlenecek bir kadın arama ve bulma. Bir eş bulma.

Finding fault : Hata ve noksanları keşfetme. Tatmin olmadığını ifade etme. Olumsuz şekilde eleştirme. Hataları bulma. Kusurları bulma.

 

Finding fault with : Memnuniyetsizliğini ifade etmek. Kusur veya noksanları belirtmek. Olumsuz bir şekilde eleştirmek. Kusur bulma.

Finding faults : Kusurları bulma. Hata ve noksanları keşfetme. Tatmin olmadığını ifade etme. Hataları bulma. Olumsuz şekilde eleştirme.

İngilizce Finding out Türkçe anlamı, Finding out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Finding out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scholarship : Alimlik. Ciddi çalışma. Kimi öğrencilere orta ya da yüksek öğrenimlerini sürdürebilmeleri için, belli bir süre devlet ya da özel kuruluşlarca ödenen aylık para. Derin bilgi. Bilim. Bilginlik. Burslu öğrenim. İlim.

Scholarships : Burs. Bilim. Burslar. Bilginlik.

Appreciation : Zevk. Değer kazanma. Teşekkür. Beğenme. Takdir. Değerini bilme. Değerlenme. İdrak.

Intelligence : Zeka sahibi. İdrak. Haber alma. İstihbari (bilgi). Anlak. Anlama ve kavrama kapasitesi. zeka. Olayları bağımsız olarak düşünebilme, yeni durumlara başarıyla uyabilme, eylem ve tutumları belli bir düşünce ya da erek çevresinde toplayabilme yeteneği. algılama, belleme, çağrışım yapma, imgeleme, yargıda bulunma, usavurma, soyutlama, genelleme gibi ruhsal işlevlerin tümüne verilen ad. (not: fr., ing. intelligence karşılığı ruhbilim terimleri sözlüğii'nde anlak terimi önerilmiştir.). İnsanın yaşadığı deneylerden soyutlama ve öğrenme yoluyla yeni durumlara uyma yeteneği. Zekilik. Haberalma.

Fathomed : 1 kulaç = 1. Doğru anlamını anlamak. İçyüzünü araştırmak. Kavramak. Derinine inmek. Anlamak. Derinliğini ölçmek. İdrak etmek. Yoklamak.

 

Fish : Avlamak. Balığa çıkmak. Balık eti. Araştırmak. Omurgalı hayvanlardan, sularda yaşayan, yüzgeçleriyle hareket eden, kemikli veya kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçlarıyla soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtayla çoğalan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde yüzmeye elverişli vücutları olan canlılar. Tutmak. Denizden çıkarmak. Balık. Balık avlamak.

Determinations : Belirtme. Kararlılık. Karar. Belirleme. Saplantı. Niyet. Azim. Tespit.

Learnings : Bilgi. Bilim. Maarif. İlim. İrfan. Sürekli öğrenme.

Intellectually : Zeka ile. İdrak ederek. Akıl ile.

Composition : Beste. Bir kimyasal bileşiği oluşturan öğelerin ya da daha yalın bileşiklerin nicel değeri. Bir müzik yapıtını oluşturan ezgilerin tümü. bütünlenmiş bir müzik yaratısı. Düzenleme. Eğitim, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Dizgi. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. işlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması. Batkınlılar ile alacaklıları arasında yapılan sözleşme. Tasarım. Kompozisyon.

Finding out synonyms : assignations, insight, comprehension, apprehension, determination, intelligences, intellection, fixing, find out, establishing, comprehensibly, stabilisation, empathetically, insights, absorption, fathom, fish out, collection, grasp, study, educations, assignation, learning, stabilization, fished, instruction, absorptions, acquisition, collecting, encashment, educ, apprehensions, ideologically.