Finest türkçesi Finest nedir
Finest ile ilgili cümleler
English: Guinness is the finest of beers.
Turkish: Guinness biraların en iyisidir.
English: Their finest moment is their last appearance on stage.
Turkish: Onların en iyi anı sahnede son görünüşleri.
English: Lee was dressed in his finest clothing.
Turkish: Lee en güzel elbisesini giymişti.
English: He became the finest actor on the American stage.
Turkish: O, Amerikan sahnesinde en iyi aktör oldu.
English: Great care has been taken to use only the finest ingredients.
Turkish: Sadece en iyi malzemeleri kullanmak için büyük özen gösterilmiştir.
Finest ingilizcede ne demek, Finest nerede nasıl kullanılır?
The finest : En iyisi. Daniska.
Fines : Para cezaları. Para cezası. Ceza. İnce kısım. İnce daneler.
Finespun : Dayanıksız ve çürük (bir kumaş hakkında, vb.). Aşırı derecede rafine edilmiş. Arındırılmış. Narin. Çok ince. İnce. Saflaştırılmış. Zarif.
Finesse : Ustalık. Ustalıkla durumu idare etmek. Kurnazlık. Yönetme yeteneği. Fines (briç). İncelik. Empas. Beceri. Hile.
Finessed : Fines (briç). İncelik. Empas. Beceri. Kurnazlık. Hile. Yönetme yeteneği. Ustalık. Ustalıkla durumu idare etmek.
Defines : Kısıtlamak. Belirtmek. Tanımlamak. Açıklamak. Belirlemek. Tarif etmek. Sınırlamak. Tayin etmek. Tanım yapmak.
Beefiness : Sığır etiyle yapılma. Sığır etliği. Sığır eti içerme. Etlilik.
Iffiness : Şüphelilik.
Huffiness : Dargınlık. Öfke. Kızgınlık.
Daffiness : Aptallık. Ahmaklık. Geri zekalılık.
İngilizce Finest Türkçe anlamı, Finest eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Finest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Premiere : Filmin ilk gösterimi. Operada baş kadın oyuncu. İlk gece. Bir oyunun oynanışının ilk gösteri gecesi. Önoynatım. Primadonna. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Film galası. Gala. Baş kadın oyuncu (opera).
Adequate : Elverişli. Münasip. Yeterli. Yeter. Kafi. Kifayetli. Ehven.
Ambrosial : Tadı güzel. Güzel tatlı. Çok lezzetli. Enfes.
Bona : Hoş (latince). Menkul şeyler. Eşya. Menkul ve gayrimenkul eşya.
Beaut : Nadide şey. Az bulunur şey.
Affable : İçten. Dostça ve sokulgan. Rahat. Cana yakın. Tatlı. Arkadaş canlısı. Sokulgan. Dost canlısı. Nazik.
Confiding : Şüphe edilmeyen. Sır veren. Güven duyulan. Güvenilir. Herkese güvenen.
All right : Elbette ki. İdare eder. Kuşkusuz ki. Zarar görmemiş. Olur tamam. Olur. Eh işte. Hayhay. Fena değil.
Dainty : Sevimli. Titiz. Leziz şey. Tatlı. Özellikle küçük lezzetli kurabiye. Düzenli. Nezaket. Çıtı pıtı. Mükemmel şey.
Finest synonyms : prototypic, second growth, old growth, array, delightly, feeling heart, wood, allowable, attics, fey, answerable, beneficent, country bumpkin, admissible, primary, above reproach, canniest, archetypical, deceivable, undergrowth, a1, catchier, courteous, as soon as, absolute, virgin forest, axenic, beltings, credulous, introductory, front, chaster, apposite.
Finest zıt anlamlı kelimeler, Finest kelime anlamı
Fauna : Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. a. bk. asalakbilimsel direy. Hayvan topluluğu. Direy. Fauna. Hayvanat. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Doğay. Hayvanların yaşadığı bölge. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü.
Unoriginal : Sahte. Başlangıçta olmayan. Sade. Olağan. Sıradan. Bayağı. Basit. Orijinal olmayan.
Last : Son olarak. Sürmek (süre vb). Gitmek. Dayanmak. Sonuncu kimse. Ölüm. Son şey. Sürmek. Tutunmak. Herkesten sonra.
Finest antonyms : back, late, middle, secondary.

Bu kısımda Finest kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Finest ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Finest anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Finest ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.