Fizitis nedir, Fizitis ne demek

Fizitis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kimi uzun kemiklerin ve boyun omurlarının epifiz plaklarının kemikleşmesiyle belirgin, hızlı gelişen, kalsiyumdan fakir ve fosfordan zengin, yüksek enerjili rasyonlarla beslenen ve genetik yatkınlığı bulunan genç atlarda görülen kemik hastalığı, epifizitis, fizeal displazi.

Fizitis tanımı, anlamı

Fizeal displazi : Fizitis

Kemikleşme : Kemikleşmek işi. Kemik dokusunun intramembranöz ya da endokondral olarak meydana gelmesi. Osifikasyon. Kemik dokusunun intramembranöz veya endokondriyal olarak meydana gelmesi, osifikasyon. Osifikasyo perikondriyalis adı verilen intramembranöz ve osifikasyo endokondriyalis adı verilen endokondral yolla kemik dokusu yapımı, ossifikasyon. Dokularda kronik kıkırdak doku yangılarındaki gibi kalsiyum tuzları birikmesi nedeniyle sertleşerek kemik dokusu niteliği kazanma. (karşılık: ossifikasyon), Kemik meydana gelmesi; bağ ve özellikle kıkırdak dokusunun kemişleşme merkezlerinde başlayan ve osteoblastlar araciyle tamamlanan olay.

Epifizitis : Fizitis.

Kemikler : Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Omurgalı hayvanlarda iskeleti yapan ve kemik dokusundan meydana gelmiş oları sert, dayanıklı parçalar. Muğla kenti, Güllük nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

 

Displazi : Hücre ve dokuların bozuk veya kusurlu gelişimi, yetersiz veya eksik gelişme. Kronik irritasyonlar, kronik yangılar ve beslenme bozukluğu gibi nedenlerle, hücre ve dokuların bozuk veya normal dışı gelişimi. Dokuyu oluşturan hücrelerin uygun olmayan dizilişini, hücrelerin biçim, büyüklük ve boyanma yönünden bir örnek olmamasını ifade eder.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Beslenen : Sönümsüz.

Kalsiyum : Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,80, yoğunluğu 1,55 olan, 845 °C'de eriyen, kireç ve alçının birleşimine giren, sarımtırak beyaz bir element (simgesi Ca).

Genetik : Kalıtım bilimi. Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen. Genlerle ilgili, kalıtımla ilgili.

Gelişen : Hakkâri şehrinde, Şemdinli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Plaklar : Virüsle enfekte edilen tek tabaka hücre kültüründe, virüsün hücreyi parçalaması, öldürmesi veya hücrelerin kaynaşması sonucunda ortaya çıkan bir veya daha çok renksiz odaklar.

Omurlar : Manisa kenti, Selendi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Hastalı : Hastalıklı.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

 

Zengin : Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı. Verimli. Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. Çok, bol. Gösterişli.

Epifiz : Omurgalılarda, birinci beyin karıncığından uzamış ve endokrin faaliyeti olan, vazotosin ve üreme olaylarını kontrol altında tutan melâtonin salgılayan bir bez. Pineal bez. Uzun kemiklerin uç bölgesi. 3.Parapineal organ. Beynin tabanında bulunan bir iç salgı bezi, pineal bez. Uzun kemiklerin gövde kısmıyla birleşen şişkin iki ucu. Bir iç-salgı çalışması olduğu sanılan, ara-beynin dorsalinde yerleşmiş bir bez. Uzun kemiklerin uç parçalarına verilen özel bir ad.

Yatkın : Bir yana eğilmiş, yatık. Çok durmaktan sağlamlığını yitirmiş, çürük. Bir işte yeteneği, becerisi olan. Benimsemiş, alışmış, eğilimli.

Rasyon : Bir hayvanın 24 saatlik bir periyot için besin maddeleri ve enerji gereksinimini sağlayan toplam yem miktarı.

Fosfor : Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).

Enerji : Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke. Manevi güç. Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç.

Diğer dillerde Fizitis anlamı nedir?

İngilizce'de Fizitis ne demek ? : physitis