Flash flood türkçesi Flash flood nedir

  • Ani su taşması.
  • Ani feyezan.
  • Ani sel.
  • Aniden gelen sel.
  • Su baskını.
  • Birden kargın.
  • Birden taşkın.

Flash flood ingilizcede ne demek, Flash flood nerede nasıl kullanılır?

Flash : Parlamak. Işık tutmak. Çakmak. Çarpıcı çekim. Aydınlatmak. Magnezyumla ya da elektronik düzenle çalışan, son derece kısa sürede çok güçlü ışık verip sönen ışıtaç. (fotoğrafçılıkta çok sık kullanılan bu ışıtaç, aşırı hız sinemasında konuyu düzenli aralıklarla aydınlatmada kullanılır). Yıldızı parlamak. Yakmak. Ani ışık. Çok hızlı hareket etmek.

Flood : Su basmak. Su baskını. Basmak. Sel gibi taşmak. Su basması. Aynalı ışıtaç. Sel. Genel ışıklamada kullanılan, yüksek ışık gücü olan, merceksiz, aynalı ışıtaç. Taşmak.

Flash a glance : Göz atmak. Bakış atmak.

Flash active caption bar : Etkin yazı çubuğunu yanıp söndür.

Flash active window : Etkin pencere yanıp sönsün.

Flash back : Oyunda, önemli bir serimi yapabilmek için olay dizisinin ilerleyişi içine geçmişteki bir sahneyi katarak, eylemin gelişimini çeşitli biçimlerde etkilemeye yarayan bir önceye dönüş. Canlandırmak. Bir roman veya filmde daha önceden olmuş bir olayın anlatılması. Bir an geçmişe dönmek. Canlı bir anı oluşumu. Geriye dönüş.

İngilizce Flash flood Türkçe anlamı, Flash flood eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Flash flood ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deluging : Yağmur. Sel basmak. Yağmuruna tutmak. Suya boğmak. Şiddetli yağmur. Akın. Sel. Su basmak. Büyük sel.

Submersions : Boylama. Daldırma. Su altında kalma. Suya batma. Batırma. Submersiyon. Batma. Dalma.

Flowage : Akan veya taşan sıvı. Taşma. Akış. Su basma. Akım. Sel.

Deluges : Akın. Sel. Yağmuruna tutmak. Büyük sel. Sel basmak. Suya boğmak. Yağmur. Şiddetli yağmur. Su basmak.

Flooding : Rahim kanaması. Akarsuyun kabarma sırasında yatağından taşarak geniş alanları su altında bırakması, bk. kabarık su. Taşkın.

Inundations : Boğma. Tufan. Su basması. Taşkın. İnundasyon. Sel. Su altında kalma.

Flood of rain : Şiddetli yağmur. Sağanak. Sel.

Inundation : Su altında kalma. Su basması. Taşkın. İnundasyon. Tufan. Sel. Boğma.

Flood : Sel gibi akmak. Sel gibi taşmak. Taşmak. Sel basmak. Basmak. Sel. Aynalı ışıtaç. Tufan.

Landflood : Yağmur seli. Bir nehrin su seviyesinin aniden kara üzerine çıkması. Sel.

Flash flood synonyms : deluge, submersion, deluged.