Flash forward türkçesi Flash forward nedir

  • Sinema anlatımında, şimdiki zamandan gelecek zamana geçiş; gelecek zamanı bilinçli olarak önceden kavrayarak davranışları, tasarıları buna göre düzenleme ve bunu yansıtma.
  • İleriye atlayış.
  • İleriyi görme.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Flash forward ingilizcede ne demek, Flash forward nerede nasıl kullanılır?

Flash : Çarpıcı çekim. Aydınlatmak. Flaş. Işık tutmak. Çakmak. Ani ışık. Çakar (ışıtaç). Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Akla gelmek. Parlamak.

Forward : Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri. Ön. İleriye. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Yönlendirmek. İleri aktarmak. Küstah. Öne. Sunmak. Yeni adrese göndermek.

Flash a glance : Bakış atmak. Göz atmak.

Flash active caption bar : Etkin yazı çubuğunu yanıp söndür.

Flash active window : Etkin pencere yanıp sönsün.

Flash back : Canlandırmak. Bir roman veya filmde daha önceden olmuş bir olayın anlatılması. Geriye dönüş. Canlı bir anı oluşumu. Bir an geçmişe dönmek. Oyunda, önemli bir serimi yapabilmek için olay dizisinin ilerleyişi içine geçmişteki bir sahneyi katarak, eylemin gelişimini çeşitli biçimlerde etkilemeye yarayan bir önceye dönüş.

 

İngilizce Flash forward Türkçe anlamı, Flash forward eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flash forward ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vision : Yaratıcılık. Görme gücü. Göze giren ışığın doğurduğu duyumsal izlerle dış çevredeki ayrıntıların algınlanması. Düş. Evham. Görme kuvveti. Görüm. Görülmeye değer şey. Vizyon.

Forethought : Sağgörü. Basiret. Öngörürlük. Önceden düşünme. Tedbir. Geleceği görme. Sağduyu. Önlem. Önsezi.

Visions : Güzel kimse. Hayal. Vizyon. Görme. Hayal gücü. Görülmeye değer şey. Görüş. Görme gücü. Kuruntu.

Prescience : Geleceği görme. Öngörü. İleri görüş. Önceden bilme. Önsezi.