Göbedek nedir, Göbedek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Yeni doğan kuzu için çobanın kuzu sahibinden aldığı bahşiş.
Ortası boydan boya delik, üzerine iplik sarılan ağaç makara: Göbedeğin deliği kecefeyi tutmaz oldu.
Lohusa ziyaretine gidildiğinde ikram edilen yiyecekler.
Göbedek anlamı, tanımı
Göbe : Yağda ya da saçta pişirilen sulu hamurdan yapılmış yağlı ya da yağsız ekmek
Göbede : Hamur tatlısı. (Ahırlıkuyu Haymana Ankara).
Boydan boya : Bir uçtan öbür uca kadar.
Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.
Ziyaret : Birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme. Bir yeri görmeye gitme.
Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.
Bahşiş : Yapılan bir hizmete ödenen ücretten ayrı olarak fazladan verilen para, kahve parası.
Kecefe : Dokumacılıkta ipliği sarmakta kullanılan çıkrık. İplik sarmakta kullanılan ağaçtan yapılmış bir çeşit çıkarsık.
Ziyare : Tatlı mayayla yapılmış simit.
Boydan : Göçmen kadınların kışın giydikleri uzun etekli giysi. (Yeniköy, İnönü Eskişehir). Yalnız kolları takma olan giysi. (Yalvaç Isparta). Oğlan evinin geline gönderdiği giysi. (Afşar Gelendost Isparta).
Lohusa : Yeni doğum yapmış kadın.
Makara : Üzerine iplik, tel, şerit vb. sarılan, kenarları çıkıntılı, ekseni boyunca delik silindir, bobin. Sürme kapak rayları üzerinde hareket edecek biçimde metal veya plastikten yapılmış değişik tiplerdeki sürme kapak aleti. Bir yükün yukarıya kaldırılmasını sağlayan araç. Ağır yüklerin kaldırılma ve indirilmesinde kullanılan, birbirine paralel iki veya daha çok tabla arasında dönen, kenarı çepeçevre oluklu tekerlek veya tekerleklerden oluşmuş mekanik alet.
Tutma : Tutmak işi. Destekleme. Yanaşma. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Gidil : Mısır unundan yapılan ve saç üzerinde pişirilen bir çeşit ekmek.
İplik : Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.
Delik : Dar, küçük açıklık. Cezaevi. Delinmiş olan. Dar, küçük çukur. Küçük hayvan yuvası.
Çoban : Koyun ve keçi sürülerini otlatan kimse.
İkram : Konuğu ağırlama. Sunulan şey. Bir şeyi armağan olarak verme, sunma. Alışverişte satıcının alıcıya yaptığı indirim.
Diğer dillerde Gowerhemoglobini anlamı nedir?
İngilizce'de Gowerhemoglobini ne demek ? : gower hemoglobin

Bu kısımda Göbedek nedir? Göbedek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Göbedek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Göbedek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.