Görünçlük nedir, Görünçlük ne demek
Görünçlük; Sinema alanında kullanılan bir kelimedir.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Bir ya da daha çok çekim içinde gerçekleştirilen, aynı kişileri aynı bezem içinde gösteren, çekim ile ayrım arasında yer alan film parçası (bazen çekim yerine de kullanılır).
Bir televizyon oyununun, aynı kişileri aynı bezem içinde veren bölümü.
Dış dünyanın film ya da televizyon oyununda yer alan herhangi bir görünüşü.
İşliğin, düzlüğün, üzerinde bezem kurulmuş, çalışma yapılan bölümü.
Görünçlük tanımı, anlamı
Görünç : Görülmeğe değer herhangi bir şey. Bir filmin, bir televizyon yayınının ortaya çıkardığı durum.
Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.
Görünçlük çevresi : Bezemi, alıcıya göre, iki yandan çevreleyen kanatlar. Bu kanatlar arasında oyuncuların görünçlüğe girip çıktıkları boşluk.
Görünçlükleme : Belirli bir olguyu en iyi biçimde yansıtmak için görüntü öğelerinin alıcı önünde düzenlenmesi işi.
Kalabalık görünçlük : Çok sayıda figüranın çok geniş bir alanı doldurduğu görünçlük.
Kayar görünçlük : Öne arkaya, sağa sola devindirilebilen görünçlük çeşidi.
Televizyon oyunu : Televizyonda gösterilmek için hazırlanmış oyun.
Film parçası : Bir filmden alınmış, çıkarılmış bölüm.
Televizyon : Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.
Dış dünya : Ülke dışı. Bilinçten bağımsız olan, bilincin dışında var olanların hepsi.
Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.
Görünüş : Görünme işi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.
Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.
İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.
Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.
Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Diğer dillerde Görünçlük anlamı nedir?
İngilizce'de Görünçlük ne demek ? : scene, film scene, stage


Bu kısımda Görünçlük nedir? Görünçlük ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Görünçlük tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Görünçlük hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.