Göyne nedir, Göyne ne demek

Göyne; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Erzincan kenti, Çatalarmut nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Göyne tanımı, anlamı

Göyn : Gönül

Göyne göyne : Yana yana.

Göyneg : Frenkgömleği.

Göynek : Frenkgömleği. İç çamaşırı. Hanım mantosu. Mısır koçanının en içteki ince kabuğu. Mısır koçanını saran yeşil yapraklar. İç giysisi, fanila. Gömlek. Yakası astarlı dokuma iç gömleği (Akpınar). Fanila, atlet, gömlek. Fanila. Gömlek. (Akçadere Güdül, Yurtbeyi Çankaya Ankara; Yenikent Aksaray Niğde; Başkışla Karaman Konya). [Bakınız: gönek].

Göynemek : Olmak, olgunlaşmak. Yara çok fazla sızlamak. Yana yakıla ağlamak: Aşır düneyin ele göynüyördükü. Çürümeye yüz tutmak. [Bakınız: göğnemek]. [Bakınız: göyünmek].

Göynemeyh : Yana yakıla ağlamak.

Koltuklu göynek : Bir çeşit gömlek.

Yakasız göynek : Kefen.

Yılan göyneği : Yılanın, soyulmuş derisi.

Erzincan : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

 

Erzin : Hatay iline bağlı ilçelerden biri.

Çatal : İki veya daha çok kola ayrılan değnek. Dirgen. Bir tür olta iğnesi. Ucu kollara ayrılmış. İki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir. Dallı olan şeylerin her kolu. Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç. İki taraflı. Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Kent : Şehir. Site.

Erzi : Dinin buyruklarını yerine getiren kimse, veli.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Gövdeyi yana bükmek anlamı nedir?

İngilizce'de Gövdeyi yana bükmek ne demek ? : trunk bending sideways