Günce nedir, Günce ne demek

Günce; bir edebiyat terimidir.

  • Günlük (I)

Yerel Türkçe anlamı:

Gazete.

Hukuki terim anlamı:

yevmiyye defteri (bk. günlük, günlük defter).

Bilimsel terim anlamı:

Örnekolay incelemesinde örnek birimlerin yaşam öykülerini saptamada kullanılan ve bireylerin tuttukları günü gününe yazımlara dayanan bilgi kaynağı.

Günü gününe tutulan anı defteri. Bu biçimde düzenlenmiş yazılı yapıt.

İngilizce'de Günce ne demek? Günce ingilizcesi nedir?:

diary

Günce hakkında bilgiler

Bir kişinin yaşadıklarını, duygu ve izlenimlerini, tarih belirterek günü gününe anlatmasıyla oluşan yazı türüne günlük denir. Günlükler her gün yazıldığı için kısadır. Bu yazılar yazarın yaşamından izler taşır.

Eski edebiyattaki adı ruznamedir. Edebiyatımızda Batılı anlamdaki ilk günlük Direktör Ali Beyin Seyahat Jurnali adlı eseridir. Bunu şair Nigâr Hanım ın “ Hayatımın Hikayesi” adlı eseri izler.

Anı ile günlük çoğu zaman karıştırılmaktadır. Günlük adından anlaşılacağı üzere yaşanırken, günü gününe yazılır. Anı ise aradan zaman geçtikten sonra yazılır.

Günlük yazarı sadece kendisini ya da kendisini merkeze alarak çevresindekileri anlattığı halde; anı yazarları başkalarını anlatabilir.

Günce ile ilgili Cümleler

 
  • Güncelleştirme için teşekkür ederim.
  • Güncel bir sözlüğüm var.
  • Yazılımı güncelleyebilir misin?
  • Güncelleme için teşekkürler.
  • Blogunu güncellemeyi neden bıraktın? Okumayı hep dört gözle beklemiştim.
  • Öğretmen güncel olaylara öğrencilerin dikkatini çekmeye çalıştı.
  • Yazılımımızı güncelleyebilir misin?
  • Yazılımımı günceller misin?
  • Yazılımımı güncelleyebilir misin?
  • Videoyu oynatabilmeniz için yazılımınız güncel olmalı.
  • Güncel teknolojiyi kullanıyor musun?

Günce tanımı, anlamı:

Günlük : Tütsü için kullanılan bir tür ağaç sakızı. O günkü, o günle ilgili. Üzerinden gün geçmiş veya geçecek. Günü gününe tutulan hatıra, günce, muhtıra. Her gün yapılan, her gün yayımlanan, her gün çıkan. Günü gününe tutulan anı yazısı veya bu yazıları içine alan eser, günce.

Güncek : Şemsiye.

Güncel : Günün konusu olan, şimdiki, bugünkü (haber, olay vb.), aktüel.

Güncelik : Günce yazılan defter, muhtıra.

Güncelleme : Güncellemek durumu.

Güncellemek : Güncel duruma getirmek.

Güncelleşme : Güncelleşmek işi, aktüelleşme.

Güncelleşmek : Güncel duruma gelmek, aktüelleşmek.

Güncelleştirme : Güncelleştirme işi, aktüelleştirme.

Güncelleştirmek : Güncel duruma getirmek, aktüelleştirmek. Programların veya yazılımların yeni sürümlerini bilgisayara yüklemek.

Güncelliğini korumak : Önemini sürdürmek, yitirmemek.

Güncelliğini yitirmek : Süre aşımına uğrayarak önem ve değerini yitirmek.

Güncellik : Güncel olma durumu, aktüalite.

Kişi : Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca.

 

Duygu : Önsezi. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Duyularla algılama, his. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik.

İzlenim : Bir durum veya olayın duyular yolu ile insan üzerinde bıraktığı etki, intiba, imaj. Uyaranların, duyu organları ve ilişkili sinirler üzerindeki etkileri veya belirli bir durumun kişi üzerindeki çözümlenmemiş bütün etkisi, intiba.

Tarih : Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz. Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı. Tarih kitabı. Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim. Tarih dersi.

Anlatma : Anlatmak işi, ifham, ilam, tefhim.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Yazar : Özellikle gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazan kimse, kalem erbabı, muharrir. Bilim, edebiyat, sanat alanlarında kitap yazan veya kitap hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, kalem erbabı, müellif. Yazma özelliği olan.

Güncel borç : Şimdi ödenmesi gereken borç.

Güncel değer : [Bakınız: cari değer] Gelecekteki bir nesnenin ya da işin şimdiki değeri.

Güncel durum haritası : Kentin ya da kasabanın bugünkü durumunu özellikle toprak kullanımını küçültülmüş bir ölçekte gösteren ve düzentasarın, üzerine çizildiği harita.

Güncel giysi : Oyuncuların sahne üzerinde rol gereği giydiği giysi.

Güncel oyun : Güncel sorunlar üzerinde duran ya da çağdaş sorunlara ışık tutan oyun.

Güncel öz : (Horney) Belirli bir anda bilinçli ve bilinçsiz mekanizmaları da içine alan ruhsal-bedensel bütünlük.

Güncel uyarı : Kitaplığın yeni çıkan yayınları günü gününe izleyerek okurlarına bildirmesi.

Güncel uyarı dergisi : Belli başlı dergilerde çıkan yazılardan haberli olmamızı sağlamak amacıyla adı geçen dergilerin "içindekiler" sayfalarını topluca veren dergi.

Güncelleştirebilme : Güncelleştirebilmek işi.

Güncelleştirebilmek : Güncelleştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Diğer dillerde Günce anlamı nedir?

İngilizce'de Günce ne demek? : n. diary, written account of daily occurrences; daily calendar

Almanca'da Günce : n. Tagebuch