Güngörmez yaka nedir, Güngörmez yaka ne demek

Teknik terim anlamı:

Gırgır ağları, sade, fanyalı, çekme ve voli ağlarında yakaları güçlendirmek için kullanılan esas yakadan daha ince olan yaka.

Güngörmez yaka tanımı, anlamı

Güngör : “Mutluluk, neşe içinde yaşa” anlamında kullanılan bir isim

Güngörmez : Güneş ışığı almayan (yer).

Yaka : Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü. Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası. Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha. Sahil. Semt. Yelkenlerin kenar ve köşeleri. Eğik yerey. Kıyı, kenar, taraf.

Güçlendirmek : Güçlü duruma getirmek, güç kazanmasını sağlamak.

Voli ağları : Balık avcılığında kullanılan ağların belli bir yere bırakılıp kısa bir bekleme ve ağın etrafında korkutma uygulanarak av yapan, 2-5 kat ağdan oluşan ve katlar arasında uçkurluk adı verilen yakalarla birleştirilen ağlar.

Güçlendirme : Güçlendirmek işi.

Yakalar : Burdur ili, Kemer ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Gırgır : Mekanik olarak çalışan süpürge. Açık denizlerde balık avlamakta kullanılan büyük ağ. Testi. Bir çeşit hamsi ağı, seyyar dalyan. Balıkçı sandalı: Gırgırlar tam-yol gidiyor. Makas.

 

Fanya : Bir balık ağına eklenen iri gözlü ikinci ağ.

Çekme : Çekmek işi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmece. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli. Parmak ya da mızrapla çalınan çalgı. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekilerek giyilen veya kullanılan.

Gırgı : Toprak. [Bakınız: gıran]. Küçük orman. Kesilmiş ağaç dalı, çalı çırpı yığını. Küçük parça. Küçük orman, koru.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Sade : Süsü, gösterişi olmayan, yalın, gösterişsiz. Şeker katılmamış (kahve). Yalın, süssüz, anlaşılır olan (üslup, anlatım). (sa:'de) Yalnızca, yalnız, ancak, sadece.

Esas : Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel. Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasi. Bir iş veya sözde doğru biçim.

Daha : Henüz. Bunun dışında. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz. Var olana, elde bulunana ek olarak.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı.

 

Voli : Balıkçı kayıklarının balıkları çevirmek için denize fırdolayı ağ salmaları. Vurgun, kazanç, kâr.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Güngörmez yaka anlamı nedir?

İngilizce'de Güngörmez yaka ne demek ? : foot rope