Gırgır nedir, Gırgır ne demek

Gırgır; denizcilik alanında kullanılan bir kelimedir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Mekanik olarak çalışan süpürge
  • Açık denizlerde balık avlamakta kullanılan büyük ağ.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Testi.

Bir çeşit hamsi ağı, seyyar dalyan.

Balıkçı sandalı: Gırgırlar tam-yol gidiyor.

Makas.

Gırgır ile ilgili Cümleler

  • Neyse, bırakalım gırgırı da gelelim asıl meseleye.
  • Benimle gırgır geçme.

Gırgır anlamı, kısaca tanımı

Gırgı : Toprak. [Bakınız: gıran]. Küçük orman. Kesilmiş ağaç dalı, çalı çırpı yığını. Küçük parça. Küçük orman, koru

Gırgır ağı : Denizlerde pelajik bölgede bulunan balık sürülerinin etrafını çeviren ve daha sonra altındaki mapalar içerisinden geçen istinga halatıyla da ağı alttan kapamak suretiyle torba oluşturarak av yapan endüstriyel av aleti.

Gırgır boncuğu : Çocukların oynamaları için beşiğe takılan deniz hayvanı kabukları.

Gırgır desti : Suyu akıtmak için delikli kapağı olan, kısa boyunlu testi.

Gırgır etmek : Çok konuşmak, gevezelik etmek.

Gırgır vinci : Gırgır ağlarını toplamada kullanılan, birlikte dönen iç makara yardımıyla çalışan vinçler.

Gırgıra : Delinmiş iki cevizin ortasından ince değnek geçirilerek yapılan döndürek.

 

Gırgırı : Testi.

Gırgırlama : Gırgırlamak işi.

Gırgırlatma : Gırgırlatmak işi.

Gırgırlatmak : Gırgırlama işini yaptırmak.

Gırgırlamak : Gırgırla süpürmek.

Açık deniz : Denizin, kara sularının dışında kalan bölümü. Denizin kıyıdan çok uzaklarda bulunan geniş bölümü, engin.

Denizler : Bursa ilinde, Keles ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Denizli şehri, Çal ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun kenti, Çarşamba ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Çalışan : Çalışma işini yapan kimse. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse, personel, eleman. Mardin şehrinde, Ömerli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Mekanik : Kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı. Denge ya da hareket kurallarıyla ilgili. Makine ile yapılan. Düşünmeden yapılan.

Avlamak : Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.

Balıkçı : Balık tutan ya da satan kimse.

Süpürge : Süpürme işinde kullanılan araç. Elektrikli süpürge.

Sandal : Sandalgillerden, kerestesi sert ve kokulu bir ağaç (Santalum album). Sandalet. İnsan taşıyacak biçimde yapılmış, kürekle yürütülen deniz teknesi.

Diğer dillerde Gırcala anlamı nedir?

İngilizce'de Gırcala ne demek ? : english string