Gürlü nedir, Gürlü ne demek

Gürlü; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Amasya şehri, Suluova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

İçel kenti, Tarsus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Gürlü ile ilgili Cümleler

  • Dışarıda fırtına gürlüyordu.
  • Aslan gürlüyor.

Gürlü kısaca anlamı, tanımı

Gürlükölçer : Seslendirmede ya da ses yayınında gürlüğü denetime, ölçmeye yarayan, gürlüğün gerekenin üstüne çıkmasını ya da altına düşmesini önleyen aygıt

Özdevinimli gürlük ayarı : Ses aygıtlarında, kaynaktan gelen sesin gürlüğü ne olursa olsun bunu aygıta belirli bir düzeyde veren düzenek. Televizyonun çalıştığı dalga uzunluklarındaki düzensizliklerden dolayı ses düzeyinde ortaya çıkan dalgalanmaları azaltmak için almaçlarda yer alan ve gürlüğü belirli bir düzeyde kendiliğinden tutan düzenek. Almaçlarda, resmin sertliği bir kez ayarlandıktan sonra, giriş iminin düzeyindeki değişikliklere karşın, aynı kalmasını sağlayan düzenek.

Gürlük : Gür olma durumu. Verimlilik, feyiz.

Son gürlüğü : Bir kimsenin yaşlılığında kavuştuğu rahat, bolluk ve huzur.

Yerleşim yeri : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

 

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Suluova : Amasya iline bağlı ilçelerden biri.

Tarsus : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.

Amasya : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

 

İçel : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Bele : Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Kent : Şehir. Site.

Diğer dillerde El taban köprüsü anlamı nedir?

İngilizce'de El taban köprüsü ne demek ? : wrestlers bridge

Almanca'da El taban köprüsü ne demek ? : hohe brücke