Güven fonu nedir, Güven fonu ne demek
Güven fonu; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.
İktisat terim anlamı:
Uluslararası Para Fonunun altın satışları, üye ülkelerin gönüllü katkıları ile yatırım ve krediden sağladığı gelirleri, az gelişmiş ülkelere borç ya da bağış olarak aktarmada kullandığı, 1975 yılında oluşturulup 1981 yılında sonlandırılmış fon.
Gereksinimi olan kişi, kurum ya da ülkelere yardım etmek amacıyla ulusal ya da uluslararası tüzel veya gerçek kişilerin oluşturduğu fon.
Güven fonu kısaca anlamı, tanımı
Güve : Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella).
Güven : Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.
Uluslararası para fonu : Üye ülkelerin döviz kurlarında istikrarı sağlama, rekabetçi devalüasyonları önleme, uluslararası ticaretin gelişmesini engelleyen kambiyo kısıtlamalarını kaldırma ve geçici dış ödeme sorunlarını gidermeye yönelik parasal işlevleri üstlenerek uluslararası ödemelerin aksamadan yapılmasını, dünya ticaretinin ve dünyada istikrarlı büyümenin sürmesini sağlama hedefine ulaşmak amacıyla 1944 yılında Bretton Woodsda toplanan Birleşmiş Milletler Örgütünün Para ve Finans Konferansında Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası ile birlikte kurulan ve 1947 yılında etkinliğine başlayan 184 üyeli uluslararası örgüt.
Gelişmiş ülkeler : İktisadi kalkınmalarını tamamlamış, üretimin ileri teknolojiyle gerçekleştirildiği, yaşam standardının ve kişi başına gelirin yüksek olduğu ve özellikle sanayileşmiş ülkelerden ülkeler grubu. karşılığı birinci dünya ülkeleri.
Uluslararası : Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.
Gerçek kişi : Hukuk bakımından birey. Kimse olarak var olan kişi.
Az gelişmiş : Gelişmesi gecikmiş olan. Eğitim düzeyi düşük kalmış, üretimi genel olarak ilkel tarıma dayanan, doğal kaynaklarını gereğince değerlendiremeyen (ülke).
Gereksinim : Eksikliği duyulan şey, ihtiyaç.
Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.
Aktarma : Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
Yatırım : Yatırma işi. Bir çıkar veya kazanç sağlamak için yapılmış olan davranış. Millî ekonominin veya bir ticaret kuruluşunun üretim ve hizmet gücünü artırıcı nitelikte olan aktif değerlerine yapılmış olan yeni eklemeler, envestisman. Parayı, gelir getirici, taşınır veya taşınmaz bir mala yatırma, mevduat, plasman.
Gönüllü : Bir işi yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken isteyerek üstlenen. Seven kimse ya da sevgili. Çok istekli.
Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.
Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane.
Yatırı : Yıkılmış, kesilmiş, kuru kütük. Eğimli.
Ulusal : Millî.
Satış : Satma işi. Satıcı ile alıcı arasında yapılmış olan ve bir malın alıcıya verilmesi ve bunun karşılığında bir fiyat, bir değer alınması yoluyla yapılmış olan işlem, satım.
Kurum : Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.
Aktar : Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.
Diğer dillerde Güven fonu anlamı nedir?
İngilizce'de Güven fonu ne demek ? : trust fund


Bu kısımda Güven fonu nedir? Güven fonu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Güven fonu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Güven fonu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.