Gadana nedir, Gadana ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Babaanne ya da anneanne.

Katana, iri beygir.

Kadar.

Bir çift öküz (Mucur).

İri katır, kadana.

Gadana anlamı, kısaca tanımı

Gada : Dert, hastalık. Belâ. Kardeş. [Bakınız: gaga]. Teyze. Ağabey. Kaza, bela. Dert, keder, üzüntü. Eski türkçe kadaş: Arkadaş. “Yunus gadam annadur.”. Eski türkçe kadaş: kardeş; arkadaş. Kadar. Bela. Erkek kardeş (Çayağzı). Kaza, dert (Gadan alım şeklinde kullanılır.). Kadar (Kuşu). Kadar (bk. kada, kadar, kadan)

Gadan : Kadar.

Babaanne : Babanın annesi.

Bir çift : İki adet. Biraz, bir iki.

Anneanne : Annenin annesi.

Kadana : Köpeklerin boğazına takılan dişli halka, çivili tasma.

Beygir : At. Atlama beygiri. Sadece yük taşımakta veya araba çekmekte kullanılan at.

Katana : Bir cins iri at.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Kadan : Kadar. Kadar (Moymul köyü). Kadar (bk. gada, kada, kadar). Kadar, bk. kadar.

Mucur : Mıcır. Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri.

Katır : Atgillerden, kısrak ile erkek eşeğin çiftleşmesinden doğan melez hayvan. Kaba, bayağı, görgüsüz (kimse).

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

 

Katı : Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.

Kada : Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr.

Baba : Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

Çift : Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Küçük maşa ya da cımbız.

Mucu : Domuz yavrusu.

Anne : Çocuğu olan kadın, ana, valide, kocakarı, mader, nene, aba. Yavrusu olan dişi hayvan.

Öküz : Çift sürmekte, kağnı çekmekte kullanılan, etinden yararlanılan, iğdiş edilmiş erkek sığır. Bön, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kimse. Cıvalı zar.

Diğer dillerde Gaba anlamı nedir?

İngilizce'de Gaba ne demek ? : gamma-aminobutyric acid, gaba