Gaile nedir, Gaile ne demek
Gaile; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
"Gaile" ile ilgili cümleler
- "Küçücük yaşta, büyüklüğün olanca gaileleri kendi üzerlerine yığılmış kimseler görülür." - A. Midhat
Yerel Türkçe anlamı:
Kuru mercimek yemeği.
Yarılmış buğdaydan yapılmış olan bir çeşit yemek.
Gaile tanımı, anlamı:
Gaileli : Sıkıntısı olan, dertli. Başa dert olan, üzüntü veren, gaile çıkaran.
Gailesiz : Gailesi olmayan, dertsiz, huzurlu, dinç. Gaile çıkarmayan.
Gailesizlik : Gailesiz olma durumu, dertsizlik.
Sıkıntı : Sorun, mesele, sendrom, problem. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı.
Dert : Üzüntü. Ağrı. Sorun, kaygı. Hastalık. Ur.
Keder : Acı, üzüntü, dert, sıkıntı, ızdırap, tasa.
Üzüntü : Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür.
Uğraş : Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele.
Çekilme : Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Çekilmek işi. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat.
İstenme : İstenmek işi.
İş : Sürme. Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler. Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke.
Zor : Yüküm, mecburiyet. "Yapamazsın" anlamında kullanılan bir söz. Sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı. Sıkıntı, güçlük, rahatsızlık. Baskı. Güçlükle.
Yük : Yüz bin kuruşluk mal veya tutar. Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı. Tedirginlik veren şey, engel. Doğacak bebek. Eşya. Bir şeyin ağırlığı. Yüklük. Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi. Araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar. Birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev.
Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Baş : En kalın sesli orkestra çalgısı. Sesi böyle olan sanatçı. En kalın erkek sesi.
Belası : -den dolayı, sebebiyle.
Diğer dillerde Gaile anlamı nedir?
İngilizce'de Gaile ne demek? : n. anxiety, fear, worry; eagerness
Almanca'da Gaile : die Mühsal, die Sorge
Rusça'da Gaile : n. забота (F), возня (F), беспокойство (N), хлопоты (PL), горе (N), скорбь (F), старание: старания (PL), война (F)


Bu kısımda Gaile nedir? Gaile ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gaile tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gaile hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.