Garnishing türkçesi Garnishing nedir

  • Süslü gizleme.
  • Süsleme.
  • Süslenmiş.
  • Süslenmiş veya donatılmış yiyecek.

Garnishing ingilizcede ne demek, Garnishing nerede nasıl kullanılır?

Does the meal come with garnish : Porsiyon garnitür ile birlikte mi geliyor.

Garnish : Süslenmek. Haczetmek. Süs. Allayyıp pullamak. Allayıp pullamak. Garnitürlemek. Garnitürle süslemek. Süslemek. Donatmak. Garnitür.

Garnishable : El konabilir. Süslenebilir. Süslenebilir (yiyecek hakkında). Kanunen el konulabilir (örneğin, mülkiyet, para). Haczedilebilir.

Garnished : Bezenmiş. Dekore edilmiş (yiyecek hakkında). Kanunen el konulmuş (örneğin, mülkiyet veya para kaynakları). Garnitürlenmiş. Süslenmiş.

Garnishee : Haczetmek. Yediemin. Hacze bağlamak.

Ungarnished : Süslenmemiş. Allayıp pullanmamış. Haczedilmemiş.

Garnisheeing : Haczetme. Haczetmek.

Garnisheed : Haczedilmiş. El konulmuş (para veya mülkiyet hakkında). Yasal olarak alıkonulan.

Garnishees : Yediemin. Yediadl. Haczedilen alacağın borçlusu. El koymak (maaşa vb). Haciz koymak. Haczedilen malın borçlusu. Haczetmek.

Garnishments : Maaş haczi. Haciz. Mahkeme ilamı. Çağrı. İhbarname. Ödeme emri. Süs. Ücret haczi. Mahkeme emri. Mir mahkeme kararı.

İngilizce Garnishing Türkçe anlamı, Garnishing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Garnishing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Disappearance : Kaybolma. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gaiplik. Ses düşmesi. Kayboluş. Ortadan kaybolma. Alıcının saptadığı bir konunun, alıcı durdurulup görüş alanından çıkarılarak çevirime devam edildiği durumlarda bu konunun birdenbire ortadan yitmiş görünmesine dayanan sinema hilesi. Yitimlik. Yalın veya ekler ile genişletilmiş olan kelimelerin ön, iç ve sonlarında bulunan seslerden birinin, çeşitli etkenlerle yitirilmesi olayı. bunlar ön ses düşmesi, iç ses düşmesi ve son ses düşmesi diye gruplandırılabilir: || ısıcak > sıcak, ısıtma > sıtma, uyukla- > yukla- «uyumak, uyuklamak», dirilik > dirlik, ilerile-> ilerle-, aşıla- > aşla-, oyuna- > oyna-; küçükcük > küçücük, yanakcık > yanacık, ufakcık > ufacık, ufakrak > ufarak, çabukcak > çabucak; oğulan > oğlan, çiftçi > çifçi, üstçavuş > üsçavuş, astteğmen > asteğmen, rastgele > rasgele, kelgen > gelen, kelgüçi > gelici vb. Yitiklik.

Garnished : Garnitürlenmiş. Kanunen el konulmuş (örneğin, mülkiyet veya para kaynakları). Dekore edilmiş (yiyecek hakkında). Bezenmiş.

Accessory : Aksesuar. Yataklık. Aksesuar (kadın giysisini bütünleyen). Yardımcı. Bir nesnenin çalıştırılması ya da işletilmesi için kendisinde bulunan ya da yardımcı niteliğindeki parçaların, gerektiğinde kırılan, bozulanların yerine konulmak üzere elde bulundurulması. Kayaçlarda çok yaygın olarak bulunan mineraller. Muharrik. Yardakçı. Suç ortağı. Ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır.

Attirement : Dekorasyon. Kuşanma. Güzel hale getiren şey. Giysi. Giyecek. Giyinme. Giyim kuşam.

 

Decorations : Süslemeler. Dekorasyon. Tezyinat. Süsler. Madalya. Süs. Nişan. İç mimari. Dekorasyonlar.

Accoutrement : Donanım. Teçhizat.

Beatified : Temizlenmiş. Süslü. Takdis edilmiş. Bezenmiş. Güzel hale getirilmiş. Kutsanmış. Güzelleştirilmiş. Aklanmış.

Figured : Donatılmış. Desenli. Dekore edilmiş. Oluşturulan veya şekillendirilen. Sunulmuş. Resmedilmiş. Çizilmiş. Şekilli.

Dolled : Dekore edilmiş. Elbiseler giydirilmiş. Giydirilmiş.

Beautified : Güzelleştirmek. Süslemek. Güzelleşmek. Dekore edilmiş. Süslenmek. Güzelleştirilmiş. Güzel hale getirilmiş.

Garnishing synonyms : bedecked, bejewelled, decors, bejeweled, decorativeness, emblazoned, caparisoning, dighted, fretted, caparison, decked, beautification, adorned, adornments, embellishing, accouterment, decorated, doublure, trappings, decor, caparisons, beribbon, adornment, bespangled, caparisoned, embellished, decoration.

Garnishing zıt anlamlı kelimeler, Garnishing kelime anlamı

Appearance : Zuhur. Dışyüz. Dış görünüş. Şemail. Kılık kıyafet. Olay. Göze görünme. Ortaya çıkma. Kılık. Belirme.