Gaz emboli nedir, Gaz emboli ne demek

Teknik terim anlamı:

Su içerisindeki gazların doygunluğu % 115-125 oranlarının üzerine çıktığı durumlarda, bir miktar gazın solungaçlar, deri, gözler ve yumurta kesesi gibi çözünmüş gazlara karşı son derece geçirgen olan vücut kısımlarından girmesi sonucu vücut sıvısı içerisinde gaz kabarcıklarının oluşması.

Gaz emboli anlamı, kısaca tanımı

Emboli : Damar tıkanıklığı. Bir damarın pıhtı veya yağ damlası, bakteri yığını ve hava kabarcığı benzeri maddelerle tıkanması, embolizm. Embolusun çoğulu, çok sayıda embolus

Gaz : Tül. Sindirim borusunda, ağızdan yutulan hava ile mayalanma sonucu oluşan uçucu maddelerin karışması. Doğal gaz. Gaz yağı. Gaz lambası. Normal basınç ve sıcaklıkta olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapma özelliğinde olan akışkan madde.

Yumurta kesesi : Bir balığın yumurtalarını çevreleyen zar. Larvaların beslenmesi için gerekli yumurta sarısını içeren kese. Döllenmiş yumurtada blastula evresinden sonra meydana gelen blastosistin ortasında oluşan besin maddelerinden zengin sıvıyla dolu boşluk.

Vücut sıvısı : Dokularda, hücrelerin dışında bulunan sıvı. (Eş anlamlısı: iç ortam), Lenf, safra v.b. gibi vücudun sıvı salgısı.

 

Son derece : Pek çok, çok fazla, son kerte.

Kabarcık : İçi su, hava dolu ufak kabartı veya kürecik. Metal biliminde sıvı veya katıların içinde oluşan gaz hacmi. Kabartı. Vücutta oluşan sivilce gibi küçük şişkinlik.

Geçirgen : Gaz, sıvı vb.ni içinden kolaylıkla geçiren. Sıvıların geçmesine elverişli (kayaç), geçirimli.

Solungaç : Suda yaşayan hayvanların solunum organı, galsame.

Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Oluşma : Oluşmak işi, teşekkül.

Gözler : Denizli kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa şehri, Demirci bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Oranla : Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten.

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

Doygun : Her türlü gereksinimini gidermiş, tatmin olmuş, müstağni.

 

Girme : Girmek işi.

Yumur : Verimsiz toprağı kiraya verenin, karşılığında aldığı tohum kadar ürün. Hayvanlarda, midenin bir parçası.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Diğer dillerde Gaz emboli anlamı nedir?

İngilizce'de Gaz emboli ne demek ? : air embolism = gas bubble disease