Gaza nedir, Gaza ne demek

Gaza; bir din b. terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılmış olan kutsal savaş

"Gaza" ile ilgili cümle

  • "Küffar üzerindeki gazamızın sevabı bize kâfidir." - F. F. Tülbentçi

Yerel Türkçe anlamı:

Eskimiş süpürge.

Kaza, ilçe

Eski: Gaza süpürge.

Gaza hakkında bilgiler

Gaza, İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılmış olan kutsal savaşa verilen isimdir. Katılanlara gazi denir. Bu savaşta ele geçirilen mallara ganimet denir.

Gaza ile ilgili Cümleler

  • İstediğin kadar gaza bas, arabanın vitesi boşta olduğu için hiçbir yere gidemeyiz.
  • Bizi gaza mı getiriyorsun?
  • Hidayet eyle bizi doğru yola, o kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.
  • Bas gaza hadi!
  • Sen Tanrının gazabına uğramak istemezsin.

Gaza kısaca anlamı, tanımı:

İslam : Müslümanlık.

Korumak : Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek.

 

Yaymak : Koyun, inek vb.ni otlatmak. Sınırı genişletmek. Çevreye dağılmasına sebep olmak. Bir şeyi açarak, düzelterek bir alanı örtecek biçimde sermek. Işık kaynağı, ışığı kendinden dışarıya doğru çeşitli yönlere göndermek. Dağınık ve düzensiz bir biçimde saçmak, dağıtmak. Birçok kimseye duyurmak.

Müslüman : İslam dininin kurallarını yerine getiren kimse. Doğru, haktan ayrılmaz kimse. İslam dininden olan kimse, Muhammedî, Müslim, Müselman, mümin.

Kutsal : Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes. Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olan. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes, lahut. Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen.

Savaş : Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Uğraşma, kavga, mücadele. Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal.

Gaza basmak : Harekete geçirmek veya hızını artırmak için motorlu taşıtın gaz pedalına basmak. bir işi hızlandırmak.

Gaza gelmek : Dolduruşa gelmek.

Gaza getirmek : Birini olmadık bir şey veya hayalî bilgilerle coşturmak, ileri sürmek.

Gaza yüklenmek : Harekete geçirmek veya hızını artırmak için motorlu taşıtın gaz pedalına çokça basmak.

Gazaba gelmek : Öfkelenmek, kızmak.

Gazaba uğramak : Güçlü bir kimsenin hışmına uğramak.

 

Gazabını yenmek : Öfkesini, şiddetini göstermemek veya bastırmak.

Gazal : Ceylan.

Gazap : Öfke, kızgınlık, hiddet.

Gazaplandırmak : Öfkelendirmek, kızdırmak.

Gazaplanmak : Öfkelenmek, kızmak.

Gazaplı : Öfkeli, kızgın, hiddetli.

İsim : Ad. Kişi, insan. Ad.

Gazi : Olağanüstü yararlıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur unvanı. Müslümanlıkta düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse. Savaştan sağ olarak dönen kimse.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Ganimet : Savaşta düşmandan zorla ele geçirilen mal. Bir rastlantı sonucu ele geçen kazanç veya imkân. Yağma sonrasında elde kalan mal, çalıntı.

Gaza basmak : harekete geçirmek veya hızını artırmak için motorlu taşıtın gaz pedalına basmak; mec. bir işi hızlandırmak.

Gazaacı : Çiftçilerin pulluk demirinden çamur ve toprağı kazıdıkları bir alet.

Gazaazi : İbrişim: İnciyi gazaaziye dizdim.

Gazaba : Çocukların mama önlüğü.

Gazah : Yünden örülen fanila, ceket, kazak Kuzey Azerbaycan'da Terekemelerin bulunduğu bölge. Rus Kazağı

Gazak : Yünden örülen fanila, ceket, kazak. Hayvanların boğazına çan takmaya yarayan süslü halka. Çınar ya da pelit ağacı meyvesi. Ham meyve. Topaç: Benim gazak iyi dönmüyor. Bel kemeri. Karısına söz geçirebilen, kılıbık olmayan (kimse). Kazak

Gazak tülek : Dört yaşında erkek keklik.

Gazake : İşlenmiş çuha ceket.

Gazalahmat : Çulluk

Gazalboynuzu : Nilüfer.

Diğer dillerde Gaza anlamı nedir?

İngilizce'de Gaza ne demek? : [Gaza] n. city and seaport located in the Gaza Strip (under Palestinian self-rule)

n. Gaza, city and seaport located in the Gaza Strip (under Palestinian self-rule)

n. Gaza, city and seaport located in the Gaza Strip (under Palestinian self-rule)