Geroderma nedir, Geroderma ne demek

Geroderma; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Üreme organları ve derinin distrofisi sonucu ihtiyarlıkta olduğu üzere derinin kırışması ve kalınlaşması.

Geroderma kısaca anlamı, tanımı

Gero : Meyve toplamakta kullanılan ucu eğri uzun değnek

Üreme organları : Organizmada üreme görevi için birlikte oluşmuş organlar bütünü.

Kalınlaşma : Kalınlaşmak işi.

İhtiyarlık : İhtiyar olma durumu, yaşlılık. Her bakımdan güçsüzlük, yetersizlik, zayıflık.

Distrofi : Beslenme bozukluğu, beslenme bozukluğuna bağlı olarak gelişen herhangi bir hastalık. Kas dokularda ilerlemiş dejenerasyon. Beslenme bozukluğu sonucu ortaya çıkan herhangi bir hastalık. Sinir sisteminde bir bozukluk olmaksızın kaslarda güç azalması ve atrofiyle belirgin miyopati.

İhtiyar : Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı. Eski. Cansız, sönük. Seçme. Baba ya da anne.

Kırışma : Kırışmak işi. Genellikle aşırı ölçüde kurutucu kullanılması veya boyanın çok kalın uygulanması sonucunda yüzeyde buruşukluk oluşması.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Kırış : Ahlat kurusu. Tarlalardaki su yolu. Pis, çirkin, pasaklı. Gurur. Güreş : Buğalar kırışıyor bakalım. Keçi ve koyun güreşi. Kene : Kırışlı hayvanların derileri delik deşiktir. Çatı. Savaş, harp.

 

Üreme : Üremek işi. Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları sporlarla çoğalmaları, tenasül.

Kalın : Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Pes (ses). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun.

Derin : Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Yoğun. Dip. Uzun süren. İçten gelen. Ayrıntılı. Yüzeyden içeri inen.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Kırı : Eşek yavrusu, sıpa.

İhti : Rüzgâr ve yağmurun etki yapamadığı gizli, kuytu yer.

Ürem : Faiz, getiri.

Kalı : Halı.

Diğer dillerde Geroderma anlamı nedir?

İngilizce'de Geroderma ne demek ? : geroderma, gerodermia