Get something down türkçesi Get something down nedir

Get something down ingilizcede ne demek, Get something down nerede nasıl kullanılır?

Get : -tırmak. Canına okumak. -tirmek. Yalanını çıkarmak. Yapmak. Öldürmek. Varmak. Vurmak. Sızmak. Erişmek.

Something : Bir şey. Önemli bir şey. Birşey. Falan.

Down : Bozuk. Aşağısına doğru. Yıkmak. İndirmek. Beri. Yere yıkmak. Yere sermek. Aşağısında. Düşürmek. Aşağı.

Get something done : Ettirmek. Hallettirmek. Yaptırmak.

Get something right : Bir şeyi doğru dürüst yapmak. Bir şeyi doğru şekilde uygulamak. Bir şeyi tam istenilen şekilde yapmak. Bir şeyi doğru yapmak.

İngilizce Get something down Türkçe anlamı, Get something down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get something down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conceive : Akıl erdirmek. Anlamak. Kavramak. Kurmak. İfade etmek. Gebe kalmak. Karşılaşılan sorunları, yeni durumları ve düşünceleri zihinde oluşturmak. düşünmek. 3.-anlamak. Hamile kalmak.

Drink : İçmek. Şerefine içmek. İçkiye harcamak. Emmek. İçki içmek. Buyurmak. Bitirmek. Alkol almak. İçki.

Buys : İnanmak. Satın almak. Satın alma gücü olmak. Kiralamak. Pahasına elde etmek. Rüşvetle elde etmek. Almak.

 

Keep an account of : Hesabını tutmak. Çetelesini tutmak. Kaydını tutmak. Kaydını yapmak. Kaydetmek.

Contribute : Katkı koymak. Bağışlamak. Bağışta bulunmak. Yardım etmek. Vermek (bağış olarak). Payı olmak. Yazı hazırlamak. Katkı yapmak. Neden olmak.

Note : Belirti. Söz etmek. İki satır yazıvermek. Nota. Fatura. Bir görüşmede yanıtlayıcının yaklaşımı, görüşme ortamı ve duruma eşlik eden koşulları belirtmek üzere görüşmecinin tuttuğu kısa yazım. İşaret. Yazıntı. İşaretlemek. Not.

Absorbs : Kendine katmak. Anlamak. Çekmek. Kavramak. Devralmak. Karşılamak (masrafı). Özümsemek. Sönümlemek. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Emmek.

Bring down : İndirmek. Yaralamak. Vurup indirmek. Sürdürmek. Devirmek. Yıkmak. (yönetimi) düşürmek. Değerini düşürmek.

Abating : (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Dindirme. Yatıştırmak. Dindirmek. Azalma. Azalmak. Azaltma. Hafifleme. Yatıştırma.

Elides : Yuvarlamak. Atlamak. Çıkarmak.

Get something down synonyms : elide, abate, note down, marked down, clerking, get down, notating, drew, alleviating, eliding, elided, conceives, buy into, alleviates, clerk, mark down, put down, compose, taken down, drawing up, absorb, abated, buy, allayed, engorge, commit to paper, abridge, abridges, abates, draw up, allays, englut, engorges.