Gevgeş getirmek nedir, Gevgeş getirmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bir işi noksan, hileli yapmak, işte dürüst olmamak.

Gevgeş getirmek tanımı, anlamı

Gevge : Geveze

Gevgeş : Seyrek dişli, büyük ağızlı kişi. Düşük kulaklı hayvan. Büyük ağızlı çömlek. İyi kesmeyen (makas).

Getirme : Getirmek işi.

Getirmek : Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

Hileli : Hilesi olan, içine hile karışmış, hile ile yapılmış.

 

Noksan : Eksik. Eksiklik, kusur.

Dürüst : Sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan, doğru (kimse). Kurallara uygun, yanlışsız.

Dürüs : Dürüst. Dürüst, doğru.

Noksa : Muska.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Dürü : Dürülmüş şey. Armağan, hediye. Çeyiz. Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan. Bel denilen tarım aracı. Hediye. Düğün hediyesi. Gelinlerin damat ve akrabalarına, damatların da gelin ve akrabalarına verdikleri hediyeler. Gelinin çeyizi. Düğüne davet edilenlere düğün sahibi ve gelin tarafından verilen hediyeler. Evlenecek kızın işlenmek ve dikilmek üzere arkadaşlarına verdiği parçalar. Düğüne çağrılacaklara kumaş, koyun, koç, çevre göndererek yapılan çağrı. Gelin edilecek kız için istenilen mendil, fincan ve benzerleri şeyler. Çamaşır. 1. Gelin olacak kızın elbiselerinin kesilip biçilme günü. 1. Düğüne çağrılan kimseler. Çapa şeklinde çatal bel. Paket. Tırpanla ekin biçen adamın bir gidişte biçtiği yer. Kız evinden erkek evine gönderilen armağan. Gelinin damadın yakınları için getirdiği hediyelik çeyiz. 1.Düğünlerde okuntu (davetiye) ile birlikte gönderilen fanila, havlu ve benzerleri hediyeler. Gelin tarafının erkek tarafına verdiği hediye.

Hile : Birini aldatmak, yanıltmak için yapılmış olan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika. Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma.

İşte : Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık. Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir.

 

Olma : Olmak işi.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Geven otu anlamı nedir?

İngilizce'de Geven otu ne demek ? : locoweed