Goaling türkçesi Goaling nedir

Goaling ingilizcede ne demek, Goaling nerede nasıl kullanılır?

Goalie : File bekçisi. Kaleci.

Goalies : File bekçisi. Kaleci.

Goal area : Kale önü. Kale sahası. Kale alanı. Hem kalecinin özel koruma hakkını hem de kale vuruşu için topun yerleştirileceği yeri gösteren; kale direklerinin 5,50 m. dışından alanın içine uzatılan ve yine aynı ölçüdeki çizgileri birleştiren 18,32 m. lik bir başka çizgiyle sınırlandırılmış alan.

Goal change : Karşılaşmanın ilk yarısı ile uzatmalı yarıların ilkinden sonra tarafların birbirlerinin alanında yer alması. Kale değiştirme.

Goal keeper : Kaleci. Kalenin önünde duran, topun kaleye girmesini önlemekle görevli, topu ödek alanı içinde elle tutabilen ve kılık yönünden öbür oyunculardan ayrılan oyuncu.

Act of throwing goal : Sayıya giden atış. Bir oyuncu, sayıya gidecek atış yaparken karşı takım oyuncularından biri tarafından engellenirse, bu sayıya giden atış olarak kabul edilir ve hakemler tarafından sapkıyı yapan oyuncunun takımı zararına 2 serbest atış cezası verilir.

Goal seek status : Hedef arama durumu.

Concede a goal : Gol yemek.

Goal post : Ayaktopu oyununda kaleyi oluşturan direkler. Kale direği. Kale direkleri.

 

Automation business goal : Otomasyon iş amacı.

İngilizce Goaling Türkçe anlamı, Goaling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Goaling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Target : Hedeflemek. Nişan. Hedef göstermek. Çok hızlı eksiciklerin vurması ile ikincil eksicikler salan metal yaprak. çekirdek bilgisinde hızlandırılmış parçacıklarla dövülecek olan öğeyi taşıyan destek. Bilgisayar, fizik, eskrim, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Amaçlamak. Sayılan bölge. Alıcı ışıtacının, üzerinde elektronik görüntü oluşan bölümü. almaçlarda görüntülüğün iç çeperi. Kılıçoyunu yarışmaları yönetmeliğinde her savut için yeri ve sınırları belirtilmiş olan, dürtüş ya da vuruşların geçerli sayıldığı vücut bölgesi.

Bull pen : Kodes. Hücre. Yedek oyuncu klubesi. Yedek oyuncu kulübesi.

Aim : Hedef almak. Nişan alma. Nişan almak. Bir iş yapılırken, bir eyleme geçilirken varılmak istenilen son. eğitim etkinliklerine yön veren, öğrencilere kazandırılması istenilen davranımların oluşumunda hep göz önünde tutulan ve önceden düşünülen sonuç. Bir edim, işlem ya da sürecin yöneldiği ve gerçekleştirmek istediği sonuç. Hedef alma.

Temperature change : Isı değişimi. Sıcaklık değişimi.

Coop : Kafes. Kümes. Kafeslemek. Kooperatif. Kapamak. Tıkmak. Kodes. Kümese sokmak.

Calaboose : Küçük hapishane. Cezaevi.

Ends : Akıbet. Taraf. Kalıntı. Kafa. Sonu. Bitişi. Bitiş. Para. Son.

Gaols : Kodes. Tutuklamak. Hapsetmek. Delik. Cezaevi. Hapishaneye kapatmak. Cezaevine kapatmak. Hapis. Tevkifhane.

Freezing : Fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dondurma. Bir özdeğin sıcaklık düşmesiyle sıvı durumdan katı duruma dönüşümü. Çok soğuk. Dondurmak. Dondurucu. Donup kalma. Sıcaklığı düşürerek bir sıvının katı duruma değişimini sağlamak. Buz gibi. Donma.

 

Coolers : Kodes. Soğutucu. Soğuk içecek.

Goaling synonyms : conversion, cockshot, objective, big house, goal, goals, butt, bastion, ideal, chartreuse, citadels, function, consummations, calabooses, collaborate, butts, chokey, freeze, figure, cooping, temperature reduction, heat dissipation, cooped, land of promise, castles, copy to, play along, intents, cooperate, animus, directing, bridewell, cock shy.

Goaling zıt anlamlı kelimeler, Goaling kelime anlamı

Dull : Sıkıcı. Kör. Renksiz. Matlaştırmak. Ağır. Soluk. Ruhsuz. Sersemletmek. Körleşmek. Körletmek.

Discontinue : Ara vermek. Vazgeçmek. Bırakmak. Devam etmemek. Son vermek. Sona ermek. Kesmek. Arkası kesilmek. Kullanımdan kalkmak. Durdurmak.

Refrain : Nakarat. Kendini tutmak. Alıkoymak. Frenlemek. Kaçınmak. Geri durmak. Sakınmak. Çekinmek.