Grapples türkçesi Grapples nedir

Grapples ingilizcede ne demek, Grapples nerede nasıl kullanılır?

Grapple with : Boğuş. Pençeleşmek. İle boğuşmak.

Grapple : Boğuşmak. Kavgaya tutuşmak. Bağlamak. Pençeleşmek. Kanca ile tutunmak. Kavramak. Cebelleşmek. Yakalamak. Uğraşmak. Filika demiri kullanmak.

Grappled : Kavramak. Kavgaya tutuşmak. Cebelleşmek. Tutmak. Kucaklamak. Pençeleşmek. Boğuşmak. Filika demiri kullanmak. Uğraşmak. Bağlamak.

Grappler : Çengel. Boğuşan kimse. Mücadele eden kimse. Cebelleşen kimse. Yakalamak ve tutmak için kullanılan birkaç çengelden oluşan alet. Kanca. Yakalayan. Kıskaçlama düzeneği.

Grapplers : Kanca. Yakalayan. Çengel. Mücadele eden kimse. Cebelleşen kimse. Boğuşan kimse. Yakalamak ve tutmak için kullanılan birkaç çengelden oluşan alet. Kıskaçlama düzeneği.

Grappling : Yakalama ve tutma (güreş). Mücadele etme. Saldırma. Cebelleşme. Yakalama. Boğuşma.

Grape hyacinth : Türk sümbülü. Salkımlı sümbül.

Grape juice : Şıra. Üzüm suyu.

Grape berry moth : Tırtıl çağında, çiçek tomurcuklarını, korukları ve olgun salkımları yiyerek, bağlara büyük zarar veren küçük kelebek; balgam. Salkım güvesi.

 

Grape : Asmagiller (vitaceae) familyasından, yaprakları elsi, bakka tipi meyveleri olan ve meyveleri için kültürü yapılan, ülkemizde 3 tür ve pek çok kültür çeşidi ile temsil edilen, tırmanıcı gövdeli, çalı formundaki bitkiler. Peşrev. Sığır veremi. Atın diz içindeki yara. Asma. Üzüm tanesi. Misket. Salkım. Üzüm.

İngilizce Grapples Türkçe anlamı, Grapples eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grapples ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Romped : Azmak (çocuk). İtişip kakışmak. Zorlanmadan geçmek. Haşarılık etmek. Kudurmak. Kolay kazanmak. Azmak. İtişme. Gürültüyle oynamak.

Apprehended : Tutuklamak. Tutuklanan. Anlamak. Korkuyla beklemek. Tutuklu. Endişe etmek. Yakalanmış (suçlu).

Come at : -e erişmek. -e varmak. Varmak. Üstüne gelmek. Saldırmak. Keşfetmek. Üstüne yürümek. Ulaşmak. Vermek.

Appreciated : Değerini artırmak. Değer kazanmak. Değerlendirmek. Beğenmek. Değer vermek. Anlamak. Değerini bilmek. Takdir etmek. Fiyatını yükseltmek. Zevk almak.

Caught : Baskın yapmak. Tutunmak. Anlamak. Cezbetmek. Yakalanmış. Gafil avlamak. Takılmak. Sıkışmak. Vurmak. Bulaşmak.

Affiliating : Kabul etmek. Birleşmek. Katılmak. Birleştirmek. Evlat edinmek. Katmak. Üye olmak. Tanımak. Yakınlaşmak.

Match : Uydurmak. Kaşılaşma (takım karşılaşması). Birleştirmek. Akran. -e uygun bir şey bulmak. Futbol, bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Evlendirmek. Benzemek. Eş. Kibrit.

Came home : Dönmek. Anlaşılır olmak.

Capture : Zoralım. Kapma. Esir almak. Özdeciksel ya da çekirdeksel bir yapının ılıncık gibi bir parçacıkla etkileşerek onu yakalaması. Çekim alanına almak. Özelliğini yitirmeden korumak. Egemen olmak. Yansıtmak. Esir alma. Esir etmek.

 

Grapples synonyms : squeeze by, prehend, squeak by, grappled, astrict, clutch, catch, apperceived, cope, extemporize, clasps, abide by, bespeak, hack, affects, scratch along, struggle, attribute to, rub along, attaching, scuffle, clasping, affiliates, bosoming, move, meet, tussles, struggled, affect, acquire, fend, contended, buffeted.

Grapples zıt anlamlı kelimeler, Grapples kelime anlamı

Refrain : Sakınmak. Kendini tutmak. Nakarat. Frenlemek. Çekinmek. Kaçınmak. Geri durmak. Alıkoymak.